Fiziğin Doğası

Eylül 14, 2008

Fiziğin Doğasında hangi kavram ya da ne var? İçinde bulunduğumuz zamanda bu soruya cevap vermek oldukça zor.Çünkü bina o temeller üzerinde yükselmiş durumda.İnsanlığın düşünce tarihine bakıldığında pozitif bilimler oldukça yeni olarak karşımıza çıkar ama buna rağmen oldukça hızlı gelişmişlerdir.(yine düşünce tarihine göre).

En başta bütün bilimler;kendi dışımızda varlığı bizden bağımsız bir olgular dünyasından yola çıkmışlardır.Bu olgular dünyasının en temel özelliği nesnel ve anlaşılabilir olmasıdır.20. yy. başlarında fizikte oluşan devrimsel nitelikteki gelişmeler;kendi dışımızda bizden bağımsız ve nesnel bir olgusal dunyanın varlığı konusundaki görüşlerimizi değiştirmiştir.Bu noktada; nasıl ki olgulardan ve olaylardan bağımsız bir uzay ve zaman düşünülemezse, bizden bağımsız bir epistemolojik süreç de düşünülemez(evreni anlamak adina)Bu bilme sürecini bazıları şöyle tanımlar:

Kendimize,dışımızdaki nesnelerin içimizdeki hayalet cisimlerini ya da simgelerini yaparız.Öyle ki, resmin mantıksal olarak zorunlu sonuçları,her zaman resmedilen nesnelerin fiziksel olarak zorunlu sonuçlarıdır.

Hertz

Bilim,her türlü düzenden yoksun duyu verileri(algılar) ile mantıksal olarak düzenli düşünme arasındaki uygunluk sağlama çabasıdır.

Einstein ‘The Fundamentals of Theoritical Physics’ Science 91-1940

Bilim,gözlem ve gözleme dayalı uslama(akıl yürütme) yoluyla önce dünyaya ilişki olguları,sonra bu olguları birbirine bağlayan yasaları bulma çabasıdır.

Russel ‘Religion and Science’

Görüldüğü gibi Einstein in tanımından;düzenin olgu dünyasının değil ,insan aklının bir niteliği olduğu çıkıyor.Aslında düzenin olgu dunyasından mı yoksa insan aklından mı kaynaklandığı cok da önemli değil.

Fiziğin iki temel kavramı uzay ve zaman dır.Uzay nesnelerin,zaman da nesnelerin değişiminin düzeni olarak düşünülebilir.Fizik içinde bulunduğumuz evreni anlamak için,o evrenden yapılan soyutlamalar bütünü olarak düşünülürse ,o evrenden ilk elden soyutlanan kavramlar uzunluk kütle ve zamandır.Klasik fizikteki diğer tüm kavramlar(kuvvet,momentum,enerji gibi) bu üçünün üzerine kurulmuştur.Bu üç kavramın ölçülmesi herkezce kabul edilmiş, standart niceliklere göre yapılmaktadır.

Fiziğin diğer önemli temeli neden-sonuç dur.Tüm olaylar birbirine neden-sonuç ilişkisiyle bağlıdır.Bu;evrende oluşan olayların sebeblerinin yine evrende olması gerekliliğidir,başka yerlerde değil.Zaten pozitif bilimlerin ortaya çıkış sebebidir bu.Bu noktada,ilkçağ felsefesinin mitolojik süreçten sonra ve -bu günkü anlamında- pozitif bilimlerin ortaçağdan sonra oluşması oldukça benzerdir.

Fiziğin en temel süreci şüphesiz ki ölçmedir.Gözlem-ölçme-deney süreçleri düşünülürse,aralarındaki benzerliğin amaç benzerliği olduğu görülür. Hepsi içinde bulunduğumuz evrene ait özelliklerin bize aktarılması içindir. Gözlem,insanın düşünmesiyle beraber varolmaya başlamıştır.Ölçme ve deney ise daha sonraları ortaya çıkmıştır.Deney;evrenin belli bir kısmının benzerinin yaratılıp üzerinde çeşitli ölçme süreçlerinin gerçekleştirilmesidir.Doğa, evrenin en yakınımızdaki parçası olarak düşünülürse;gözlem ile doğaya müdahale edilmiyormuş,fakat ölçme ve deneyle müdahale ediliyormuş gibi görünür.Oysa saf olarak gözlem bize doğayı anlamak yolunda cok şey kazandırmaz. Daha aktif bir yaklaşım gerekir ki bu da deneydir.Ölçmenin önemi ise fizik-matematik ilişkisinde ortaya çıkar.(Daha sonra bu konuya değinilicek)

Fiziğin bir diğer temel özelliği evrendeki değişimleri değişmeyenlerle açıklamaktır. Yani denilebilir ki; fizik ve genelde bilim evrendeki değişimleri değişmeyen şeyler aracılığıyla açıklamaya çalışmaktır.Klasik fizikteki konum,hız,ivme kavramları düşünülürse;bu daha iyi görülür.Hız, konumun değişimidir ve eğer sabit değilse ivme kavramına ihtiyaç vardır.İvme hızın değişimidir ve eğer o da sabit değilse onun değişimini gösteren sabit bir niceliğe ihtiyaç vardır.Aslında insan doğadaki değişimleri, günlük hayatta sanıldığı gibi algılamaz.İnsanın doğayı algılamakta kullandığı beş duyusundan gözü düşünelim.Doğayı algılamak için en çok kullandığımız duyumuz süphesiz ki gözdür.Görme olayı beyin ile gözlenen nesnenin bir etkileşimidir, bu, göz aracılığıyla olur.Göz , hareketli cismin çok küçük zaman aralıklarıyla durumlarını algılar.Yani göze kadar olan sureçte bir süreklilik yoktur, sabit durumlar üzerinde sıçramalar vardır.Gözden sonraki süreçte (yani göz-beyin arası) süreklilik sağlanır.

Sonuçta bazı şeylerin değişmemesiyle, evrendeki değişimleri açıklamak fiziğin metodunun temelinde vardır.Fizikteki korunum ve invaryantlık kavramları da bu noktada fiziğin temelinde yer almış oluyor.Korunum, niceliğin zamana gore değişmemesidir; invaryantlık ise sisteme göre değişmemesidir.Sistemler, çözüm yapılan değişik matematiksel sistemler de olabilir.Yani çözüm hangi matematiksel sistemde yapılırsa yapılsın sonuç aynı fiziksel gerçekliğe tekabül etmelidir. Bu, invaryantlığın en genel anlamdaki yorumudur.Özelde ise denilebilir ki invaryantlık bir niteligin bazı dönüşümlere göre değişmemesidir.Peki invaryantlık ya da korunum gerçekte var mıdır?Şüphesiz ki bu iki büyük kavramın ortaya çıkışında beklentilerimiz sandğıimızdan daha büyük rol oynamaktadır.Korunum ya da invaryantlık olmasaydı evreni anlamak bu günkünden daha zor olabilirdi.

Aynı ÅŸekilde fiziksel yasaların basitliÄŸi ilkesinde de beklentilerimiz büyük rol oynamaktadır.DoÄŸa basit midir yoksa karmaşık mı?Bilmiyoruz.Ama doÄŸayı açıklamak için yaptığımız yasalar basit olmalı.(Daha derinlemesine bir inceleme için: ‘Pozitif Bilimlerde Basitlik İlkesinin Belirlenmesi Yolunda Bir Deneme’ İ.U. Ed. Fak.yayınları ,no:2866- 1981)Fizik ,onu yapan fizikçilerden bağımsız olarak düşünülemiyeceÄŸi için, fizikçilerin beklentileri de fiziÄŸin içinde ve metodunda yer etmiÅŸtir.(Aynı ÅŸeyler tüm pozitif bilimler için söylenebilir)

Fizik-matematik ilişkisi de fizik için oldukça temel bir ilişkidir.Matematikten bağımsız bir fizik düşünülemez.Ancak, fiziğin formel bilimler gibi aksiyomatik olmayışı onu saf matematikten ayırır.Klasik mantığın üç ilkesi fizikte de temeldir ama fizik tam olarak aksiyomatik değildir.Gerçi Kurt Godel in 1931 de yayınladığı o meşhur makalesinden sonra matematiğin de aksiyomatik yapısı tartışılır olmuştur ama ;20 gram su ile 30 gram suyu karıştırıp , karışımın kütlesini ölçtüğümüzde 60 gram buluyorsak, hatayı 20+30=50 önermesinde aramayız.Matematik bir formalizm olmasının ötesinde yer etmiştir fizikte.Çünkü evrenden soyutlanan birtakım şeylerin üzerinde matematiksel işlemler yaptığımızda, sonuçta bulunan şeylerin yine evrene ait olması sözkonusudur.Bu da matematiğin, fizikte sadece bir gösterim şekli olarak yer etmediğini gösterir.Ancak matematiksel olarak ortaya çıkan her sonuçla, fiziksel gerçeklikler arasında birebir tekabüliyet var mıdır?

Matematiksel bir önerme olgusal dunyaya ilişkin olduğu kadarıyla kesin değildir; kesin olduğu kadarı ile olgusal dünyaya ilişkin değildir.

Einstein

Einstein in bu düşüncesi yukarıda sorulan soruya bir cevaptır.Ama bu cevap ile matematiğin fizikteki konumu net olarak belirmez.Burada bir enformasyon azalışı sözkonusudur.(Aynı durum kuantum fiziğinde vardır:mikroevrende yapılan bir deneye ait olasılık genliği olası tüm sonuçları kapsar ama gözlenen deney sonucu bunlardan sadece biridir.)

Fizik ve felsefe de birbiriyle yakından iliÅŸkilidir.Newton dan Heisenberg e, Max Born dan David Bohm a kadar birçok fizikçi aynı zamanda iyi birer filozof idiler.Yazik ki filozoflar arasındaki iyi fizikçilerin sayısı bu kadar çok deÄŸildir.(Bu yüzden bazı fizikçiler felsefeden uzak durmayı tercih ederler) 17. yy. da Descartes in, şüpheciliÄŸiyle “düşünüyorum öyle ise varım” ı temel alması ve bunun üzerine felsefesini kurması; mekanik evren anlayışını oluÅŸturması ve Newton un öğrenciliÄŸi sırasında Descartes in görüşleriyle tanışıp daha sonra mekaniÄŸin o üç temel yasasını ortaya atması; fizik-felsefe iliÅŸkisinin baÅŸlamasıdır ve güzel bir örneÄŸidir.Zaten fizik, felsefe, matematik ve bugünkü diÄŸer doÄŸa bilimlerinin birarada olması ancak, Rönesanstan sonra ayrılmaya baÅŸlamaları; aralarında sıkı bir iliÅŸki olmasının doÄŸal bir sebebidir. Bu yüzden felsefe incelenmelidir.Çünkü felsefe tarihi, insanlığın geçirdiÄŸi düşünce aÅŸamalarıdır ve bu aıamaların belli bir yerinde pozitif bilimler doÄŸmuÅŸtur; cünkü epistemoloji, bilme sürecini sorgular ve bu süreç tüm pozitif bilimler için kaçınılmazdır, oysa pozitif bilimler bu süreci sorgulamaz. ÇeÅŸitli zamanlarda, bazı filozoflar ellerinden geldiÄŸince pozitif bilimler ve özellikle fiziÄŸi kullanıp bunun uzerine felsefelerini kurmuÅŸlardır.Fakat bu filozoflar kendi zamanlarındaki fiziÄŸi ne kadar iyi biliyorlardı?ÖrneÄŸin, entropi kavramını ya da kuantum fiziÄŸini gerçekten hazımsayabilmiÅŸler miydi yoksa bunlardan birer ikiÅŸer cümle okuyup felsefelerini bunlar üzerine mi temellendirmiÅŸlerdi? Bu durumda yapılanlar spekülasyon dan öteye geçemez.Ya da doÄŸa bilimleri -Marx ın yaptığı gibi- doÄŸrudan topluma veya insanlara uygulanabilir mi?(felsefe açısından fizik-felsefe iliÅŸkisi ve sorunları bu durumdadır) Sonuçta fizik (ve genelde doÄŸa bilimleri) temel alınarak bir felsefenin kurulması ancak bir fizikçinin yapabileceÄŸi iÅŸtir.

Son olarak fizikteki temel kavram ve ilişkilerin 19. yy. sonlarında başlayan ve hemen her alanda etkisini gösteren değişim sürecinden nasıl etkilendiklerini özetleyelim:

  • 17. yy. da doÄŸa kendi dışımızda,bizim varlığımızdan bağımsız, nesnel olarak varolan bir ÅŸeydi.20. yy. baÅŸlarından sonra artık, gözleyenler olarak doÄŸanın içindeki yerimizi aldık ve incelediÄŸimiz, saf olarak doÄŸa deÄŸil, doÄŸa ile bizim birleÅŸimimizden oluÅŸan sistem oldu. Ölçme sırasında doÄŸaya yapılan müdahale göz önüne alınmaya baÅŸlandı.(Bu müdahale makroevrende daha tespit edilebilirdir ancak, kuantum fiziÄŸinin incelediÄŸi mikroevrende tespit edilemez niteliktedir.Bu noktada daha fazla ayrıntı denemenin konusu dışındadır.)
  • 17. yy. da uzay ve zaman; birbirinden, olaylardan ve nesnelerden bağımsız olarak ele alınıyordu. (Newton mekaniÄŸinde her türlü deÄŸiÅŸimden bağımsız akan -ve olaylar olsa da olmasa da akmaya devam eden- bir zaman vardır.Uzay da buna benzer niteliktedir.Madde var olsa da olmasa da uzay vardır.)19. yy. dan sonra görüldü ki maddenin olmadığı yerde, uzaydan; deÄŸiÅŸimin olmadığı yerde de zamandan bahsetmek anlamsızdır.Böylece uzay ve zaman mutlak kimliklerinden kurtulup göreceli ve birbirlerine baÄŸlı yerlerini aldılar.
  • Neden-sonuç zinciri varlığını korudu ve koruyacakda.Çünkü yukarıda belirtildiÄŸi gibi; olayların birbirine neden-sonuç zinciriyle baÄŸlı olmadığı bir evrende, olayların sebebi baska yerlerde aranmaya baÅŸlanır ve bu da pozitif bilimlerin (doÄŸa bilimlerinin) sonu demektir.Ancak evrene karşı olan deterministik bakış yerini olasılığa bıraktı.
  • 17. yy. da; yapılan ölçme ve deneylerin doÄŸaya bir müdahale olduÄŸu düşünülmüyordu. 20. yy. da; insanın, bilme sürecindeki yeri daha iyi anlaşılınca bu müdahale farkedildi ve ölçme,deney gibi kavramlar daha iyi anlaşıldı.Özellikle kuantum fiziÄŸinde deneyin ve ölçmenin niteliÄŸi klasik fiziÄŸinkinden oldukça farklıdır.Ölçme -ister makroevrende ister mikro evrende- ölçülen sisteme yapılan bir müdahaledir.Bu müdahale makroevrende tespit edilip hemen hemen giderilebilir nitelikte olduÄŸu halde mikroevrende bu nitelikte deÄŸildir.Çok temel ve utopik bir örnek olarak ÅŸu verilebilir : Görme sürecinin baÅŸlayabilmesi için gözümüze bir foton gelmesi gerektiÄŸi düşünülürse bir elektronu görebilmek (!) için onun üzerine bir fotonun çarpıp gözümüze gelmesi gerekir.Bu ise elektronun durumunu daha farklı gormemiz demektir. Yani bu müdahale kaçınılmazdır.Dolayısıyla ölçme-gözlem-deney üçlüsünün niteliÄŸi tamamen deÄŸiÅŸmiÅŸ oluyor ancak önemlerini koruyorlar.
  • Basitlik ilkesi onemini korumaya çalışıyor ancak özellikle kuantum fiziÄŸiyle ve daha sonraki geliÅŸmelerle (string theory,yuksek boyutlarda -10,11- çözümler vb.) bu ilke terkedilmiÅŸ gibi görünüyor. Ya mikroevren oldukça karmaşık ya da mikroevreni klasik fizikten kalan bazı kavramlarla (alan, tanecik, lokalizasyon gibi)açıklamaya çalıştığımızdan teoriler ve soyutlamalar karmaşıklaşıyor.
  • Fizik-matematik iliÅŸkisi 17. yy. da,matematiÄŸin fizikte sadece bir gösterim ÅŸekli olmasından ibaretti.Oysa 20. yy. ve sonrasında özellikle teorik fiziÄŸin geliÅŸmesiyle; matematik, fizikte bir formalizm olmaktan öteye geçti.
  • Ve fizik-felsefe iliÅŸkisi.Kuantum fiziÄŸini doÄŸuran 20. yy. başı ve 19. yy. sonundaki geliÅŸmeler beraberinde çok derin felsefi tartışmalarıda getirdi.Bununla çok güzel yerlere varıldı ama çok da spekülasyon yapıldı.Felsefe, fizik için kaçınılmazlığını korudu ve koruyacak da.Aynı ÅŸekilde fiziÄŸin de felsefe için kaçınılmaz olduÄŸu görüldü.(Tabii ki ontoloji ya da benzer dallar için)
Etiketler: 2008-2009, 9. sınıf fizik, 9.sınıf, deney, einstein, Fen, fiziğin doğası, fiziğin temelleri, fizik, fizik dersi, gözlem, hareket, kavram, kuvvet, madde, mekanik, Moment, physics science, Rönesans, yasalar

Benzer Yazılar:

Yorumlar

63 Yorumlar to “FiziÄŸin DoÄŸası”

  1. can tarafından Eylül 22nd, 2008 09:45

    Cok iyi yapmıssıınız tsk ederiz

  2. özge tarafından Eylül 22nd, 2008 13:02

    çok güsel olmuş

  3. s€wil@y tarafından Eylül 27th, 2008 10:46

    süper olmuÅŸÅŸ çok begendim sitenizi teÅŸekkürlerr…

  4. merwe tarafından Eylül 28th, 2008 06:24

    pek beÄŸenmedim :(:O

  5. yağmur tarafından Ekim 2nd, 2008 03:49

    ben merveye katılıyorum pek açıklayıcı ve tam öğretici olmamış

  6. glzr tarafından Ekim 3rd, 2008 01:55

    siteniz çok güzel ama aradığım sorunun cevabını bulamadım.

  7. Levent tarafından Ekim 3rd, 2008 10:07

    sevgili glzr; aradığınız ÅŸeyi yazmamışsınız… belirtirseniz yardımcı olabilirim

  8. nghn tarafından Ekim 4th, 2008 03:48

    bende aradığım sorunun yanıtını bulamadım. sorum şu bilen varsa lütfen göndersin. kütle çekim ve enerjinin korunumu ile ilgili yasaların yasalaşma süreçleri?

  9. mehmet tarafından Ekim 4th, 2008 15:02

    !!!!!!!! fizikle uğraşıyorum !!!!!!!!!!!

  10. evin tarafından Ekim 5th, 2008 00:03

    siteniz gayet güzel olmuş.en azından öğretici nitelikte..

  11. ssevink tarafından Ekim 5th, 2008 01:46

    bence bu site gayet güzel olmuÅŸ elinize saÄŸlık,ardıklarını bulamayanlar baÅŸa sitelerden yararlansınlar o zaman bn çok beÄŸendim yani…tsk

  12. hebun tarafından Ekim 5th, 2008 11:07

    hiç güzel olmamış fizkle ilgili sadece bir konu olmamalıydı

  13. nilya tarafından Ekim 6th, 2008 11:28

    aradığımı bulamadım çok eksik daha iyi olabilirdi.:(

  14. tuğba tarafından Ekim 7th, 2008 10:41

    aradığımı bulamadım daha güzel olabilirdi:(

  15. alparslan tarafından Ekim 8th, 2008 12:06

    teÅŸekkürler.siteyi pek dolaÅŸmadım.ama gördüğüm kadarıyla yararlı bir site…iyi akÅŸamlar..

  16. oğuzhan tarafından Ekim 9th, 2008 14:28

    coook süper olmus aradığım seyler hep burada siteye coook tşk ler

  17. buket tarafından Ekim 10th, 2008 07:31

    bencede olmamış ben fızıgın kullanım alanlarını araştıracam hıç boyle bı konu yok bıle ya

  18. buket tarafından Ekim 10th, 2008 07:37

    nghh aynen bende o konuyu araştıracam ama yok ya oyle bışe
    bulduysan lutfen yaz

  19. ferdi tarafından Ekim 10th, 2008 12:22

    idare eder ! ama daha güzel olabilir

  20. ecem tarafından Ekim 11th, 2008 10:14

    bencede gsl olmuş ama biraz daha açıklamalı olsaymış daha iyi olurmuş şuAN ferdinin dediği gibi (DAHA İYİ OLABİLİRDİ)

  21. hülyha tarafından Ekim 11th, 2008 10:55

    hocam teşekkür ederis çoq güsel olmuş =)

  22. feyzanur tarafından Ekim 12th, 2008 09:08

    çooook güzel ama bende nghn nın aradığını arıyorum!!!!!!!!! HELP ME! : - I

  23. ferhat thank you tarafından Ekim 13th, 2008 03:22

    çok güzel olmuş thank you

  24. kübra tarafından Ekim 13th, 2008 04:45

    aradığımızı bulamadık malesef başka zaman

  25. gizem tarafından Ekim 13th, 2008 11:34

    ardığımı bulamadım ama güsel genede

  26. metehan tarafından Ekim 15th, 2008 09:27

    pek açıklayıcı degil

  27. alican tarafından Ekim 15th, 2008 10:07

    aradığım şeyi bulamıorum aradığım şey bu kütle çekim ve enerjinin korunumu ile ilgili yasaların yasalaşma süreçleri? :((( bilennn

  28. elifffffff tarafından Ekim 15th, 2008 14:17

    siz nedenizin farkındamısınız adamlar sizin için okadar uğtaşmış daha ne istiyonuz

  29. yasemin tarafından Ekim 17th, 2008 01:59

    aradıgımı bulamadım hiç o konuylarla alakaları bile yok arda olsa bilgi bulamadım

  30. gül tarafından Ekim 19th, 2008 04:08

    evt gerçekten güzel ama bende aradığımı bulamadım biraz daha geliştirin bence yinede tşk :)

  31. aynur tarafından Ekim 19th, 2008 06:49

    kusura bakmayın ama ben beğenmedim tabi bu benim yorumum
    BY

  32. gamze tarafından Ekim 21st, 2008 12:26

    mrb ben çok araÅŸtırdım ve ‘ölçme neden önemlidir?’ 2008_2009 fizik kitabındaki bu konuyu bulamadım bulduysamda pek ayrıntılı deÄŸil inÅŸ çözüm bulunur by

  33. mehmet tarafından Ekim 22nd, 2008 11:17

    busitede aradığını bulmak mümkün değil

  34. özge tarafından Ekim 22nd, 2008 11:20

    bunn neresi güzel yaa aradığım şeyi bulamadıktan sonra neyime yarıyacak bu??

  35. burcu tarafından Ekim 22nd, 2008 12:26

    size bir soru sorsam o konuyuda koyarmısınız.”fizikte matematiksel olmayan kanun da var mıdır?konuysa tabii…..cevabınıda soyleyebilirsiniz………..

  36. ferhat tarafından Ekim 23rd, 2008 02:13

    kütle çekimve enerjininkonumu ileilgili yasaların yasalaşma süreci bilen varsa lütfen cevabını bekliyorum byy ferhat

  37. esraaa tarafından Ekim 24th, 2008 11:31

    yani abi ya adamlar sizin için onca yazmış bulmuş siz ne diosunuz emeğe saygı lütfennn

  38. kubra tarafından Ekim 26th, 2008 07:24

    fizikten sınav var konularrr off cok zorrr

  39. kubra tarafından Ekim 26th, 2008 07:25

    cok zor su fizk

  40. fatma tarafından Ekim 26th, 2008 08:32

    ama yinede bilgi için tşk ederiz emee de saygı duymak lazım..

  41. akif tarafından Ekim 29th, 2008 07:17

    siteniz güzel ama ben de maalesf sorumun yanıtını alamadım…

  42. akif tarafından Ekim 29th, 2008 07:24

    ben ÅŸimdi aradığımı bulamadım tamamı…mecburen burdan indircez galan….

  43. birsen tarafından Kasım 3rd, 2008 11:05

    çok tşk elinize sağlık işime yaradı bide su bazı arkdaşlar luzumsuz seyler yazmışlar kolaysa kendileri araştırıp yazsınlar kardeşim siz çok ğüzel yapmışsınız benim çok işime yaradı alah razı olsun

  44. cağla tarafından Kasım 5th, 2008 12:19

    bu fizik beni öldürecek.deli oldumya .site güzel daha da konu eklenirse çok iyi olur.emeğinize sağlık

  45. deryaa tarafından Kasım 9th, 2008 08:48

    iyi ama genede yeterlii degilll daha iyi olabilirdii:s:s

  46. serkan tarafından Kasım 11th, 2008 12:44

    ya güzel ama aradığım cevap burda yok

  47. sonnur tarafından Kasım 12th, 2008 09:55

    ewt tam iÅŸimize yarayan bilgileri vermiÅŸsiniz

  48. murat tarafından Kasım 16th, 2008 12:25

    yha salak salak konuşmayın arkadaşlar burda fiziğin doğasından bahsetmiş maddeler halinde konuları anlatmamıştır açıkçası fizik nedir demiş burda :S:S

  49. mustafa altoğlu tarafından Kasım 24th, 2008 11:20

    bu site çok güzel okulda öğretmen iyi anlatamamıştı ama daha da konu eklenirse çok güzel olur.

  50. mustafa altoğlu tarafından Kasım 24th, 2008 11:23

    bu sitenin video anlatımı yok mu

  51. serpil tarafından Kasım 24th, 2008 14:18

    bence idare eder pek gzl deil aradığım yok ondan olabilir

  52. mustafa altoğlu tarafından Kasım 25th, 2008 12:48

    bu site güzel ama konular benim istediğim bir şekilde anlatılmamış

  53. betül.... tarafından Kasım 27th, 2008 11:25

    bnce super olmus mükemmel :D:D:D:D:D:D:D:D

  54. rabia tarafından Kasım 29th, 2008 09:45

    güzel ama aradığımı bulamadım:S

  55. DaNgEr tarafından Aralık 4th, 2008 14:54

    ..::abicim çok saolun hepinize tşkkür edrim bu işte tüm emegi geçenlerden allah razı olsun::.. :):):):):):):):):):):)

  56. h3ktor tarafından Aralık 12th, 2008 01:50

    harıkaaaa olmus emegı gecenlere tskler:):D

  57. Ayşe tarafından Aralık 15th, 2008 14:10

    tamam emek edmişinz ona dick bşy yok ama bu bnm de işime yaramıo bnce birz daha uğraşırsanz daha gsl olcktr eminm

  58. kevser tarafından Aralık 15th, 2008 14:20

    ya cok güsel olmus da biraz kısaltılmıs hali olsaydı daha güsel olurdu

  59. betüşş tarafından Aralık 17th, 2008 11:36

    bn pek bişey anlamadım biraz daha dtaylı olabilirdi ama emeği geçen herkese teşkrler =) bu arada bu konuların videolu anlatımı da olsa inanın daha çok tıklayan olur ( buna bnde dahilim) :D

  60. yaren tarafından Aralık 23rd, 2008 10:46

    ya lafım aramasını bilmeyenlere gayet güzel olmuş ilk önce araştırmasını bilin öle yorum yapın site gayet güzel neyse iyi akşamlar bu site için tşkkürler :)

  61. mustafa altoğlu tarafından Aralık 24th, 2008 11:54

    ben bu siteyi sevdim ama daha fazla konu EKLENEBİLİR

  62. merve tarafından Aralık 26th, 2008 09:54

    güsel ama bulamadm istedimi

  63. metin tarafından Ocak 4th, 2009 09:41

    merveye katılıyorum bencede guzel olmus ama ıstediğimi bulamadım yınede elınıze sağlık :D

Sizin Yorumunuz?