Fizik Dersine Nasıl Çalışılmalı?

Şubat 29, 2008

Fizik dersi, Fen grubu dersleri içerisinde yer alan, bireylerin sayısal kapasitelerini kullanmalarını gerektiren, yorum ağırlıklı bir derstir. Vektör kavramını, sayısal bazı işlemleri hatta yorum yeteneğini de içerdiğinden bir çok dersten faydalanır ve bir çok derse ışık tutar. Vektör, kuvvet, moment, ağırlık merkezi, basit makineler, kütle- öz kütle, sıvıların statiği, sıcaklık ve genleşme, hareket, enerji, elektrostatik, elektrik akımı ve optik ÖSS’de çıkan belli başlı fizik konularıdır.

Yanlış bir önyargı sonucu öğrenciler tarafından branş dersleri içerisinde en zor olarak algılanan derslerden birisi fiziktir. Başarısızlığın temel nedeni de budur. Fizik dersini de diğer dersler gibi algılamak gerekir. Bazı basit temel esaslar yerine getirildikten sonra öğrenilmesi kolay ve zevkli bir derstir.

FİZİK DERSİNE ÇALIŞMA

A) Derste
Fizik dersini derste anlamak başarmak için ön koşuldur. Derste öğretmenin yaptığı açıklama ve verdiği örnekler çok dikkatli takip edilmeli, bütün ayrıntılar dikkate alınmalıdır. Sorular, çözümler, grafikler ve çizimler hatasız bir şekilde deftere geçirilmelidir. Öğretmen konuyu anlatırken veya örnek sorular çözerken anlaşılmayan bölümler vakit kaybedilmeden sorulmalı ve öğrenilmelidir. İşlenecek konuları daha rahat anlamak ve takip etmek için muhakkak derslere hazır gelinmelidir.

B) Bireysel Çalışmalarda
Fizik dersinde başarılı olabilmek için ders sonrası düzenli ve programlı tekrar zorunludur. Konu ile ilgili temel kavramlar iyi öğrenilmelidir. Anlaşılamayan kavram, tanım ve alt başlıklar, derslerde tutulmuş notlar günlük tekrarlarda gözden geçirilmeli, örnek sorularla öğrenme pekiştirilmelidir.

Geçmiş yıllara ait sorular çözülmeli, MEB müfredatını esas alan fizik kitabı temel kaynak olmak şartı ile eldeki yardımcı ders kitapları, ders notları soru bankları gibi dokümanların hepsinden faydalanmak gerekir.

Etiketler: başarı, basit, ders, dikkat, elektrik, enerji, Fen, fizik, fizik dersi, hareket, ışık, kaynak, konu, konular, kuvvet, meb, Moment, öğretmen, optik, ÖSS, sayısal, soru bankası, sorular, Temel, vektör, yorum, zor

Benzer Yazılar:

Yorumlar

27 Yorumlar to “Fizik Dersine Nasıl Çalışılmalı?”

  1. meltem tarafından Kasım 9th, 2008 07:08

    valla ben alparslan anadolu lisesi 9.sınıf öğrencisiyim ve elimizdeki meb kitabndabn hçbr şey anlamıyrm anlayan varsa gelsn bana da anlatsnn…

  2. Çağla tarafından Kasım 16th, 2008 06:32

    Güzel Bir AÇıklamaa:D

  3. ßüşra tarafından Kasım 16th, 2008 15:54

    Bütün bunları yaparsam.Ama Fizik’e yatkın değilsem.O zaman çalıştığım bütün zamanım boşa gidecek.Ben bunu göze alamam.Ayrıca Meltem arkadaşıma da katılıyorum…

  4. bengisu tarafından Kasım 22nd, 2008 05:18

    meltem arkadaşıma bnde katılıyorum kitap sadece sacma sapan sorular içeriyo

  5. betül tarafından Kasım 27th, 2008 11:13

    arkadaslar türkiye de genel olarak söylüyorum geniş çaplı bir fizik öğrtmeni yok bunun için bizler elimizden gelenin fazlasını yapmalıyız o da insanın canını sıkar kısacası iş bunları yapmakla bitmio :D

  6. Levent tarafından Kasım 27th, 2008 17:10

    sevgili betül yorumların için teşekkürler. Fakat bir sorum var sana…
    ” türkiye de genel olarak söylüyorum geniş çaplı bir fizik öğrtmeni yok” demek ne demek? açıklarsan sevinirim.

  7. jasmin tarafından Ocak 18th, 2009 01:46

    şimdi meb bize sunmuş oldğu sorulr belli başşı bir soruulrdır yani snçta türkiye de yaşyan öğrenciler bu konulrı grmk zrndza biz neden bundan şikayetçi olalım madem sorular sıkıcı o zmn alıştırmA kitapları alalım bakalım böle güzel soruları bulabilcemiyiz bnce konu konudur soruda sorudur

  8. yunus emre tarafından Ocak 25th, 2009 01:19

    fizikte çok iim sorunu olan bana gelsin

  9. arzu tarafından Ocak 26th, 2009 05:29

    yha bn şu fizikten hiç anlamıom biriniz bana nasıl anlayabileceğimi sölesn lütfen

  10. ozan tarafından Ocak 29th, 2009 13:44

    çook iyi bir site açmışsınız.Sizi tebrik ediyorum,yalnız bazı ayrıntıları yazmamışsınız .Ben halkalı mehmet akif ersoy lisesinde okuyorum
    fiziğim 3 geldi ama sizin sitenizi okuduktan sonra iyi geliceğinden
    eminim…….

  11. canberk tarafından Ocak 30th, 2009 12:03

    hocam çok sağ olun işime çok yaradı yazdıklarınız.iyi tatiller

  12. özgür tarafından Şubat 10th, 2009 04:12

    fizikte konulara hakim olmak o kadar kolay değil ,çünkü oldukça fazla konu ve soru çeşidi var.ayrıca öğrenciler sadece fizikle değil bir çok dersle meşgul olmak zorunda.onlara hak vermemek elde değil ,size tavsiyem kaynaklarınızı geniş tutun,bol çözümlü örneklerin olduğu kitapları tercih edin,öğretmenlerinizi iyi dinleyin,hocalarınızın çözümlerini farklı renkli bir kalemle deftere geçirin.öğretmenlerinize soru sormaktan çekinmeyin.ne öğrenirseniz kar dır.kolay gelsin .bir öğretmen

  13. Recep tarafından Mart 10th, 2009 13:57

    bende Kurttepe endüstri meslek Lisesindeyim :D :d Fiziği Anlamak icin iyi Takip ve Kafa yorulmalıdır . ( Diyeceksinz meslek lisesinden Bu cocuk nasıl bole bıze akıl werio :) caLıskan ile Zeki Arasında CooooOk buyuk fark war :) ben qunlk 1 Saat Tekrar yapsaydım Adana’nın en iyi okulndaydım :)

  14. Ümitcan tarafından Mayıs 4th, 2009 14:18

    Kesinlikle fizik zor olsa bile ( ki benim fiziğim 4) bizim fizikte dahil 3 temel fen dallarına ihtiyacımız var… Çünkü hepsi birbirinin bütünü bence. Dünyada eğer fen dalları olmasaydı şu anda taş devrinde yaşıyor olurduk… En güzel ders çalışma tekniklerini kendiniz oluşturmanızdır.

  15. Zeybek tarafından Ağustos 11th, 2009 04:26

    arkadaşlar kesinlikle meb bu fizik kitaplarına bi çözüm bulmalı kitaptaki sorular aşırı derece de kolay ve saçma ama kitabı anlaması koılay işte sorun burda başllıyo kitabı anlıyosun kitaba göre gidiyosun ama diğer yayıncı kuruluşlar kitaba göre gitmediği için apışıp kalıyosun bence meb kitapları da biraz üst seviyelere çıkarılsa sorun bi derece çözülebilir!

  16. Bir Fizikçi tarafından Ağustos 25th, 2009 14:37

    Görüyorum ki başarısızlığın ve sıkılmışlığın en temel nedeni: “bu sorular saçma, bu iş sıkıcı, bunlar zor, bunlar kolay…” demek kolay.. Emek vermediğimiz, sonuna gelmediğimiz hakim olmadığımız alanlarda böyle cümleler sarfetmek ne kadar doğru!..
    Bilimle ilgilenebilmek için önce kendinizle yüzleşin arkadaşlar.. az ya da çok zaman alabilir ama bunların hepsi insan yapımı unutmayın.. Yüzlerce yıl önce hesaplanabilmiş temel fizikten sakın korkmayın sadece merak edin..

  17. büşra tarafından Eylül 10th, 2009 02:09

    eger fizikten anlamıyor isen bol bol eski konulardan test çözeceksin vekendine ait bi dosya tutacaksın o dosayı anlamadıgın konularla doldurucuksın zaten onları yazar iken 1 kaçı aklında kalıo:)

  18. ŞAHİN ERCİYAS tarafından Eylül 10th, 2009 09:31

    FEN BİLİMLERİ ÖĞRETİMİ ÜZERİNE

    İlköğretimin her iki kademesini tamamlamış olarak bize gelen öğrencilerin genelde hazır bulunmuşluk ve zihninde belli kavramların oluştuğu kavramsal yapıya sahip olarak geldiği aşikârdır. Özellikle fen derslerinde bireyin öğrenmesine etki eden en önemli faktörlerin başında gelen bu kavramsal yapılar; öğrencinin çevresinden, öğretmenlerinden, ders kitaplarından, eksik ve yanlış bilgilerle bu kavramları oluşturarak kavram yanılgıları içerisinde oldukları da yapılan sıradan bir değerlendirmeyle de fark edilebilir olmasıdır.
    Fen dersinde anlamlı bir öğrenme; ancak öğrencinin ön bilgilerin gerçek yaşamla karşılaştığında zihinsel ve fiziksel olarak etkin olabilecek kavramsal değişmenin sağlandığı bir ortamda gerçekleşebilir olmasıdır. Bundan dolayıdır ki, fen derslerinde anlamlı bir öğrenmenin gerçekleşebilmesi için de daha önceden öğrenilmiş yanlış veya eksik olan kavramları düzeltmek, yeni öğrenilen kavramların da pekiştirilerek öğrencinin öğrenebilirlilik çıtasını yükseklere çıkarmak gerekir. Bunun içindir ki: ölçme değerlendirme faslında da bu hususların göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
    Başka bir deyişle, öğrencinin hazır bulunuşluk düzeyini tespit ederek, öğrenmenin olup olmadığını, olmadı ise bunun sebeplerini teşhis etmektir.
    Bireysel farklılıkların çok belirginleştiği günümüzde öğrenme ve bilgiye ulaşmayı öğrenmiş, yaratıcı bireyler yetiştirmek başlıca hedef seçilmelidir. Bu hızlı değişimler, toplumu hızlı bir şekilde değiştirmesine rağmen maalesef, ülkemizde fen derslerindeki değişimler yeteri kadar olmamakta, bazen öğrencilerin de gerisinde kalmaktadır. Sonuçta hızlı değişimlere ayak uyduracak, değişimleri en kısa zamanda öğrencilere aktaracak bir öğretim metodu benimsemeli. Fen bilimleri öğretmenleri çağın gelişimine uygun, bilimdeki değişmeleri takip eden, bu değişimlerden haberdar olan ve değişimleri birincil elden verebilen kısacası birer entelektüel olmak zorundadır. Aslında bir lise öğretmeninden beklenende tam budur.
    Lise eğitimi öğrenciyi bir üst eğitim sistemi olan yüksek öğrenime hazırladığı gibi, toplum içerisinde yer edecek fertlerin topluma katılmadan en son şekillerinin verildiği yer olma özeliği ile de önemlidir. Bu münasebetle lise öğretmeninin; toplumun önünde, topluma düşünceleri ile yön veren, aynı zamanda yeni düşünceler de üretebilen bir aktivite içerisinde olması gerekliliğidir. Toplumda yeni söz edilen bilimsel buluşların, tartışılan konuların yeni düşünce ve fikirlerin öğrencilere ve onların velilerine ilk aktarılacak kaynaklardan biride öğretmenler olmalıdır. Özellikle: lise öğretmenlerin dalında uzman, bilimsel gelişmeleri takip eden, yeni bilgilere açık, her an öğrenen ve öğrendiklerini de topluma aktarabilen bir iklim içerisinde bulunmaları gerekmektedir.
    Fen derslerinin laboratuar ortamında görsel, deneysel ve uygulamalı olarak yapılmasında öğrenim açısından önemi tabii ki yadsınamaz; ama tüm bunlara rağmen fen bilimlerinde öğrenmenin tamamlanması için olmazsa olmaz şart, ‘bilimsel hatalar ve kavramların bilinmemesi.’ Biliniyor ise de yanlış ve eksik bilinmesidir. Bu sebeple öncelik bu eksikliğin giderilmesidir. Kavramsal bilgilerin öğretilmesi veya yanlışlıkların giderilmesi gerçektende güç ve çaba gerektiren bir uğraştır.
    Kavramların önemini: Bir kavramın insan beyninde yaptığı etkiyi veya yapmadığı etkinin gücünü görmek için basit örneklemeler yapmak, bu hususun ehemmiyetini ortaya çıkarmaktadır.
    Bir sınıfta bulunan öğrencilerden birini işaret ederek “sen narsissin” dediğimiz de o sınıf ortamında bulunan öğrencilerin o anda içinde bulundukları ortamı düşünelim. Bu kavramla ilgili daha önce bilgi dağarcığında herhangi bir veri olmayan öğrenci ve öğrencilerin büyük bir kısmı arkadaşı ile olan münasebetleri ile analoji (benzeşim, benzeşme) yaparak; acaba! Öğretmenim arkadaşım hakkında şunu mu demek istedi? Diyerek bir kanata varmaya çalışacaktır. Bir kısım ise; otomatikman olumsuz bir düşünce üzerinde yoğunlaşarak bir yargıya varacaktır. Bu olumsuz etiketleme genel olarak yaşamı algılama ve düşünce şeklimizden dolayı oluşan bir davranış şeklidir. Bilmediğimiz, tanımadığımız olayların, hadiselerin veya bilgilerin bizde uyandırdığı ilk intiba’ın olumsuz olması. Bu da genelde yetiştirilme tarzımızdan kaynaklanan karakteristik davranışımız olup, nedense bilmediğimiz yabancı olduğumuz her şeyi önce olumsuzlukla karşılar haliyle de ilk düşüncelerimiz hep olumsuz olur. Bunun gerçekliğini sınıfımdaki öğrenci davranışları üzerinde gözlemlerim ve öğrencilerimin bu husustaki söyledikleri itiraflardan da genel davranış kategorisine koyabilmekteyim.
    İnsan, hafızasında daha önceden kodlanmamış bir kavramla karşılaştığında, zihin davranış olarak üç temel hal içerisinden birini tercih etmektedir.
    1- Benzetme yapmak suretiyle bir sonuca varma: Bu daha çok karşılaştığı durumla alakalı daha önceki bilgiler doğrultusunda varılan bir yargıdır. Arkadaşı hakkında söylenen bu bilinmedik kavramın ne demek istediğini daha önce arkadaşı hakkında vardığı yargıların önceliğinde onların en güçlü olanı; yani onun hakkında ki kendi kesin hükmünü koyarak ‘sanırım bunu demek istedi’ i seçebilir. Seçtiği genellikle olumsuz olanlardır. Olumlu düşünce ve yargı genelde az gözlenmektedir.
    2- O an kendini karanlık bir kuyu içerisine düşüyormuş gibi hisseder: Bu çok kısa süren bir hadisedir. İyi ki kısa sürer; yoksa! Zihin için içinden çıkılamaz bir duruma gidilebilir. Zihnindeki tüm bilgileri kontrol eden beyin bununla ilgili bir sonuca varamayınca kendini kapatır. Ve kısa bir an sonra “boş ver” emri vererek içine düştüğü bu kara delikten tekrar çıkmayı başarır. Boş vermişlik bir nevi zihnin sigortası gibi davranmıştır.
    3- Hiç bir şey düşünmemek: Bu hal bilmediği karşısında tepkisiz olma halidir. Aslında bu da bir nevi hafızanın kendisini koruma durumudur. Kişinin alışkanlık sonunda yeni bilgilere kendini kapalı tutma eğilimidir. Bu tür kişiler ancak kendi ilgilendikleri alanla ilgili bir şey olduklarında hafızalarını devreye sokarlar. Bunun dışında ilgi duymadıkları hiç bir şey kendilerini alakadar etmez.
    Hangi halde olursa olsun, hangi düşünce çerisinde bulunursa bulunsun hiç biri, arkadaşı hakkında söylenen sözün ne olduğu ile ilgili bir bilgiye sahip değilse asla doğru olmayacaktır. Yani bilmediğimiz bir kavram karşısında zihnin vardığı sonuç asla doğru olmayacaktır.
    Narsis; narsizim: Aşırı ve hasta derecede kendini beğenmişlik demektir. Yani ben sınıftaki bir öğrenciye sen narsissin dediğimde bu kavramı bilmeyen herkes neye karar verirse versin benim ne demek istediğimi asla bulamayacaklardır. Fen derslerin de bir kavramın karşılığını bilmeyen kişide o konu ve ya olay hakkında ne düşünürse düşünsün asla doğru olanı düşünemeyecektir. Bunun içinde fen derslerinde kavramların insan zihnindeki açılımları mutlaka doğru ve kesin bir şeklinde bilinmelidir ki fen bilimleri düzgün ve yanlışsız bir şekilde öğrenilebilinsin.
    Yeni müfredatın ve yeni öğretim metodunun bu şekilde olmasının başlıca nedeni de fen bilimlerini öğrenmede olmazsa olmazlar olan kavram ve kuralların net, eksiksiz bilinme ihtiyacındandır.

  19. cihat tarafından Eylül 13th, 2009 10:44

    bence arkadaşlar her şeyden önce bizim fizik dersini sevmemiz gerekio sevmezsek zaten yapamayız ben mattede öledim sevmezdim genelde hep kolaya kaçar sosyal ağırlıklı çalışırdım ama matematiğe yüklenince kolay olduğunu gördüm bence fizik te öle

  20. Semih Okan tarafından Eylül 17th, 2009 10:26

    Fizik derslerin kraliçesidir.Sizden ne istiyorsa yapmalı ve basit değil geniş düşünmelisin.1 soru 2 soru yapmak hatta 100 soru anlamak değil sadece içindeki mantığı zihninde kavraya bilmektir aksi taktirde bir silindir gibi üzerinden geçer.Unutma fiziğin mantığında ve sendeki hayal gücünde(bu ilkkez bisiklet sürmeye benzer)

  21. irem tarafından Ekim 20th, 2009 09:37

    ben hataydan irem nuran yılmaz da okuyorum ve fizikte çok zorlanıyorum

  22. irem tarafından Ekim 20th, 2009 09:37

    ama bşarmaya karalıyım

  23. aycan tarafından Ekim 22nd, 2009 10:58

    fizik gerçekten çok zor vemantık gerektiren bir ders şu ana kadar açıkçası bende pek fazla bişey anlamadım ama istersek neden olmasın..

  24. hatice tarafından Ocak 23rd, 2010 14:07

    aynen dedikleri gibi meb in verdiği kitapta hep sözel tanımlar var yani ezber halbuki fizik sayısal bir ders

  25. aleyna tarafından Şubat 5th, 2010 12:23

    benım gecen sene fizik 5ti fizigi gercekten cok sewiodum onun ıcın sayısal sectım fakata bu sene zorlandım karneme 1 geldı:( yanı fızık dersı dıkkat ısteyen bır ders ayrıca fızık derslerı 5 olanlar guvenmesın ne olcagı hıc bellı olmuyo ve hıcbır derse benzemıyor

  26. merve tarafından Şubat 7th, 2010 06:41

    hocam sizin bu yazdıklarınızın hepsini yaparsak diğer derslere nasıl çalışacaz

  27. ezgi tarafından Şubat 13th, 2010 06:20

    ya ben de kaynak kitaplardakilerin çoğunu yapıyorum ama hocanın soruları çok zor bişe anlamıyorum bi de anadolu lisesindeyim… 1. dönem 4 geldi ama bu dönem daha zor sorar belki

Sizin Yorumunuz?