<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sanal Fizik &#187; Makaleler</title>
	<atom:link href="http://www.sanalfizik.com/konu/makaleler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sanalfizik.com</link>
	<description>Fiziğin internetteki yaşam alanı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 26 Jun 2011 17:13:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Fiziğin Tarihsel Gelişimi</title>
		<link>http://www.sanalfizik.com/fizigin-tarihsel-gelisimi/</link>
		<comments>http://www.sanalfizik.com/fizigin-tarihsel-gelisimi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Oct 2008 20:27:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Levent</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Albert Einstein]]></category>
		<category><![CDATA[Aristoteles]]></category>
		<category><![CDATA[atom]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[demokritos]]></category>
		<category><![CDATA[deneysel]]></category>
		<category><![CDATA[dinamik]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[evren]]></category>
		<category><![CDATA[eylemsiz]]></category>
		<category><![CDATA[filozoflar]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[herakleitos]]></category>
		<category><![CDATA[Heron]]></category>
		<category><![CDATA[Isaac Newton]]></category>
		<category><![CDATA[ışık]]></category>
		<category><![CDATA[kavram]]></category>
		<category><![CDATA[kuvvet]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[matematiksel]]></category>
		<category><![CDATA[Pascal]]></category>
		<category><![CDATA[Platon]]></category>
		<category><![CDATA[Roger Bacon]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesans]]></category>
		<category><![CDATA[teleskop]]></category>
		<category><![CDATA[thales]]></category>
		<category><![CDATA[Von Guericke]]></category>
		<category><![CDATA[yasalar]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<category><![CDATA[yörünge]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalfizik.com/?p=126</guid>
		<description><![CDATA[Fiziğin tarisel gelişimine bakıldığında çok eskiden, Mezopotamya&#8217;da IÖ 3000&#8242;lerde, Sümer ve Akad uygarlıklannda su değirmenleri kullanılıyor, ağır heykeller dikiliyor, piramitler yapılıyor, zaman, uzaklık ve hız ölçümleri gerçekleştirilebiliyordu. İÖ 2500&#8242;den sonra Eski Mısır&#8217;daki uygarlıklar da, pratik kaygılan ağır basan mühendislik sorunlarının çözümünde fizik kurallanndan yararlanmışlardı. Ama bu pratik gereksinmelerden doğan tekniklerin ortak temellerini oluşturan ilkelerin aranışı, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fiziğin tarisel gelişimine bakıldığında çok eskiden, Mezopotamya&#8217;da IÖ 3000&#8242;lerde, Sümer ve Akad uygarlıklannda su değirmenleri kullanılıyor, ağır heykeller dikiliyor, piramitler yapılıyor, zaman, uzaklık ve hız ölçümleri gerçekleştirilebiliyordu. İÖ 2500&#8242;den sonra Eski Mısır&#8217;daki uygarlıklar da, pratik kaygılan ağır basan mühendislik sorunlarının çözümünde fizik kurallanndan yararlanmışlardı.<span id="more-126"></span></p>
<p>Ama bu pratik gereksinmelerden doğan tekniklerin ortak temellerini oluşturan ilkelerin aranışı, İÖ 6. ve 5. yüzyıllarda Ege kıyılannda yaşayan filozofların soyutlamalarla doğayı sorgulama yöntemlerinde ortaya çıktı: Bu dünya, kaostan nasıl doğdu? Çokluğun ve çeşitliliğin kökenleri nedir? <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/hareket/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with hareket">Hareket</a> ve değişim nasıl hesaplanabilir? Bazı <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/temel/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Temel">temel</a> kabullerden mantıksal olarak sistematik fizik kuramlan çıkarsamanın ilk örneği, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/thales/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with thales">Thales</a>&#8217;in (İÖ 6. yy) suyu tüm varhklann temel maddesi saymasıdır. Tha-les, iki temel kuvvet olarak, büzülmeye yol açan merkezcil kuvvet ile genişlemeye yol açan merkezkaç kuvveti tanımladı.</p>
<p>Antik Çağ filozoflanndan <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/herakleitos/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with herakleitos">Herakleitos</a> (İÖ y. 540 &#8211; y. 480), bütün nesnelerin sürekli hareket halinde olduğunu ve toplam madde miktarının sabit olduğunu öne sürerken, Empedokles (İÖ y. 490 &#8211; 430), evrenin toprak, hava, ateş ve su dörtlüsünden oluştuğu görüşünü ortaya attı. <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/atom/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with atom">Atom</a> kavramının babası ise Anaksagoras (İÖ y. 500 &#8211; y. 428) oldu. Anaksagoras, tüm maddenin, &#8220;yaşamın tohumlan&#8221; olarak adlandırdığı atomlardan oluştuğunu, bunlann sürekli hareket ettiğini, havanın bir ağırlığı olduğunu belirtti. Demokritos (İÖ y. 460 &#8211; y. 370), <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/atom/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with atom">atom</a> kuramına &#8220;zorunluluk&#8221; ilkesini katarken, Leukippos (İÖ 5. yy) ve Epikuros (İÖ 341-270) atomcu okulun izleyicileri oldular.</p>
<p><a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/platon/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Platon">Platon</a>&#8217;un öğrencisi <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/aristoteles/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Aristoteles">Aristoteles</a>, atom görüşünü yadsıyarak nicel madde kuramı yerine oldukça yalınkat ve nitel bir yaklaşımı yeğledi. <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/aristoteles/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Aristoteles">Aristoteles</a>, ilkel maddeyi sıcak ve soğuk, ıslak ve kuru gibi niteliklere indirgedi. Dirençli bir ortamda bir cismin hareketinin, harekete yol açan kuvvetle orantılı, ortamın direnciyle ters orantılı olduğunu belirleyerek bu bağıntıyı boşluğun varoluşuna karşı bir kanıt olarak kullandı. <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/aristoteles/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Aristoteles">Aristoteles</a>&#8217;in fiziği tüm ortaçağı etkiledi ve hatta Aquino&#8217;lu Tommaso tarafından Hıristiyan skolastiğinde kullanıldı. Syrakusa&#8217;lı Arkhimedes (İÖ y. 290/280 -y. 212/211), İskenderiyeli Heron (ü. İS 62), Ktesibios (ü. İÖ y. 270) gibi araştmcılar ise deneysel araştırmalarıyla hidrostatik, mekanik gibi fizik dallarına önemli katkılarda bulundular.</p>
<p>İlkçağ filozoflarından Aristoteles&#8217;in düşünceleri, ortaçağdaki dünya görüşlerinin tümü üzerinde etkinliğini sürdürdü. Bilimin, felsefe ve dinin etkilerinden sıyrılıp kendine özgü bir araştırma disiplinine dönüşmesi eski çağdan hemen hemen 2 bin yıl sonra başladı. Rönesans&#8217;ın ve Reform hareketinin etkileriyle &#8220;niçin&#8221; sorusunun yerine &#8220;nasıl&#8221; sorusunun geçmesi, 16. yüzyıl içinde gündeme geldi.</p>
<p>Gallei&#8217;nin mekaniğe kat kılan, Kopernikusçuluğun savunulmasıyla doğrudan ilişkiliydi. Düşen cisimlerin hızlanmalanyla ilgilenen Galilei, serbest düşme yasasını, yani düşmede alınan yolun cismin kütlesiyle değil, geçen sürenin karesiyle orantılı olduğunu ortaya çıkardı. Bunu, eylemsizlik ilkesiyle birleştirerek, bir merminin yörüngesinin paraboli biçiminde olacağım belirledi. 17. yüzyılda RenĞ Descartes, özellikle madde kavramı üzerinde durarak doğadaki tüm olayları maddeye ve harekete indirgeyen mekanikçi felsefeyi kurdu. Ayrıca çarpma ve dairesel hareket üzerine çalışmalar da yaptı.</p>
<p>17.yüzyılın sonunda <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/isaac-newton/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Isaac Newton">Isaac Newton</a>, Philosophiae naturalis principia mathematica (1687; Doğa Felsefesinin Matematik İlkeleri) adlı yapıtında, mekaniğin temel sorunlarını çözen üç yasasını yayımladı. Bu yüzyılda hızla gelişen bir fizik dalı da optikti. <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/roger-bacon/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Roger Bacon">Roger Bacon</a> gibi&#8217;13. yüzyıl bilginlerinin yapıtlarını tarayan Kepler, teleskopların <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/matematiksel/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with matematiksel">matematiksel</a> incelemesini yaptı, mercekler için bir geometri kuramı geliştirdi, ışığın kırılma özelliğini açıkladı. Newton&#8217;ın beyaz ışığın bileşik ışık olduğunu ortaya çıkardığı renk kuramı ve ışığın parçacık özellikli olduğunu belirten korpüskül kuramı ile Huygens&#8217;in dalga özellikli ışık kuramı optiğe en önemli katkılar oldu. Böyle, Torricelli, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/pascal/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Pascal">Pascal</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/von-guericke/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Von Guericke">Von Guericke</a> gibi bilginler, gazların basınç ve hacim ilişkilerine nicel yasalar getirdiler.</p>
<p>18. ve 19. yüzyıllar bilimsel çalışmaların altın çağı olarak nitelenir. Değişen sosyoekonomik yapı var olan kuramlar içinde doğa biliminin en büyük atılımı yaparak bağımsız bir kurum halinde gelişmesine olanak sağladı.</p>
<p>Elektriğe ilişkin çalışmalar, Leyden şişesinde yük birikimi sağlanmasından sonra deneysel araştırma alanına kaydı. 1733&#8242;te du Fay ve Nollet, &#8220;reçinemsi&#8221; ve &#8220;camsı&#8221; olarak adlandırdıkları iki tür elektriktik olduğunu buldular, 1787&#8242;de de Coulomb, elektrostatiğin temel yasalarını yayımladı. Galvanik ve voltaik elektriğin bulunuşuyla elektrik üreteçlerinin doğuşu, bu alandaki araştırmaların hızla gelişmesini sağladı. 1819&#8242;da 0rsted, elektrik akımına eşlik eden magnetik etkiyi buldu, 1827&#8242;de Ampere elektrodinamiğin yasalarını geliştirdi. 1831&#8242;de ise Faraday elektromagnetik indük-siyonu ortaya çıkardı. 1855&#8242;ten başlayarak J. C. Maxwell&#8217;in çalışmalarıyla klasik elek-tromagnetizma kuramı ortaya çıktı.</p>
<p>Sanayi devriminin bilim üzerindeki en açık etkisi, ısının mekanik işe dönüştürülmesine yönelik çabalardır. Carnot, Clausius, Kelvin, Helmholtz gibi bilginler, termodinamik bilim dalının gelişmesinde önemli katkılarda bulundular. Maxwell ve Boltzmann gazların kinetik kuramım geliştirerek, maddenin atom yapısının tanımlanmasına yönelik çok önemli bir adım attılar. Işığın özellikleri ve esirin varlığına ilişkin olarak 19. yüzyıl sonunda gerçekleştirilen araştırmalar ise 20. yüzyılın devrimci kuramlarına temel oluşturdu.</p>
<p>20. yüzyılda fiziğin yapısını temelinden sarsan iki kuram, Max Planck&#8217;ın 1900&#8242;de öne sürdüğü kuvantum kuramı ile Albert Einstein&#8217;ın 1905&#8242;te yayımladığı görelilik kuramıdır. Atomun, çekirdeğin ve temel parçacıkların bulunması, plazma fiziği ve elektroniğin hızla gelişmesi gibi deneysel ve uygulamalı atılımlar, kuramsal ve deneysel bilgilerin olağanüstü artmasının yanı sıra, fiziğin çeşitli alanlarında gerçekleştirilen eşgüdümlü araştırmalarla sağlanmaktadır.</p>
<img src="http://www.sanalfizik.com/?ak_action=api_record_view&id=126&type=feed" alt=" Fiziğin Tarihsel Gelişimi"  title="Fiziğin Tarihsel Gelişimi" />
	<b>Etiketler:<b> <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/albert-einstein/" title="Albert Einstein" rel="tag">Albert Einstein</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/aristoteles/" title="Aristoteles" rel="tag">Aristoteles</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/atom/" title="atom" rel="tag">atom</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/bilim/" title="bilim" rel="tag">bilim</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/demokritos/" title="demokritos" rel="tag">demokritos</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/deneysel/" title="deneysel" rel="tag">deneysel</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/dinamik/" title="dinamik" rel="tag">dinamik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/dunya/" title="dünya" rel="tag">dünya</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/elektrik/" title="elektrik" rel="tag">elektrik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/evren/" title="evren" rel="tag">evren</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/eylemsiz/" title="eylemsiz" rel="tag">eylemsiz</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/filozoflar/" title="filozoflar" rel="tag">filozoflar</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fizik/" title="fizik" rel="tag">fizik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/hareket/" title="hareket" rel="tag">hareket</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/herakleitos/" title="herakleitos" rel="tag">herakleitos</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/heron/" title="Heron" rel="tag">Heron</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/isaac-newton/" title="Isaac Newton" rel="tag">Isaac Newton</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/isik/" title="ışık" rel="tag">ışık</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/kavram/" title="kavram" rel="tag">kavram</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/kuvvet/" title="kuvvet" rel="tag">kuvvet</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/madde/" title="madde" rel="tag">madde</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/matematiksel/" title="matematiksel" rel="tag">matematiksel</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/pascal/" title="Pascal" rel="tag">Pascal</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/platon/" title="Platon" rel="tag">Platon</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/roger-bacon/" title="Roger Bacon" rel="tag">Roger Bacon</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/ronesans/" title="Rönesans" rel="tag">Rönesans</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/teleskop/" title="teleskop" rel="tag">teleskop</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/thales/" title="thales" rel="tag">thales</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/von-guericke/" title="Von Guericke" rel="tag">Von Guericke</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/yasalar/" title="yasalar" rel="tag">yasalar</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/yontem/" title="yöntem" rel="tag">yöntem</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/yorunge/" title="yörünge" rel="tag">yörünge</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalfizik.com/fizigin-tarihsel-gelisimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fizik üzerine&#8230;</title>
		<link>http://www.sanalfizik.com/fizik-uzerine/</link>
		<comments>http://www.sanalfizik.com/fizik-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Oct 2008 20:22:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Levent</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[atom]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[cisimler]]></category>
		<category><![CDATA[deneysel]]></category>
		<category><![CDATA[evren]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[fizik nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziksel]]></category>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[kuantum]]></category>
		<category><![CDATA[kütle]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[makroskopik]]></category>
		<category><![CDATA[matematik]]></category>
		<category><![CDATA[olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[physis]]></category>
		<category><![CDATA[Temel]]></category>
		<category><![CDATA[verimli]]></category>
		<category><![CDATA[yasa]]></category>
		<category><![CDATA[yasalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalfizik.com/?p=121</guid>
		<description><![CDATA[Fizik, gözlenebilir evrenin temel bileşenleri arasındaki etkileşmelere ve maddenin yapısına ilişkin temel sorunlarla ilgilenen bilim. Fizik sözcüğü, Eski Yunancada &#8220;doğa&#8221; anlamına gelen physis&#8217;ten türemiştir. Uzun süre doğa felsefesi olarak anılan fizik, doğanın makroskopik ve mikroskopik tüm görünümlerini inceleme konusu olarak seçmiştir. &#8230; Fiziğin amacı, farklı olayları olanaklı en genel yollarla toparlayıp matematik diliyle verilmiş duyarlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fizik, gözlenebilir evrenin <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/temel/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Temel">temel</a> bileşenleri arasındaki etkileşmelere ve maddenin yapısına ilişkin <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/temel/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Temel">temel</a> sorunlarla ilgilenen bilim. Fizik sözcüğü, Eski Yunancada &#8220;doğa&#8221; anlamına gelen <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/physis/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with physis">physis</a>&#8217;ten türemiştir. Uzun süre doğa felsefesi olarak anılan fizik, doğanın <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/makroskopik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with makroskopik">makroskopik</a> ve mikroskopik tüm görünümlerini inceleme konusu olarak seçmiştir. &#8230;<span id="more-121"></span></p>
<p>Fiziğin amacı, farklı olayları olanaklı en <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/genel/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with genel">genel</a> yollarla toparlayıp matematik diliyle verilmiş duyarlı ifadelerle açıklayan doğa yasalannı ya da kapsayıcı ilkeleri ortaya çıkarmaktır. Bilimsel bilginin gelişmesiyle fiziğin içeriği sürekli değişmekteyse de, gözlenebilir temel <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fiziksel/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Fiziksel">fiziksel</a> olayların açıklanmasına yönelik hedefi değişmemiştir. Kimyasal fizik, astrofizik, jeofizik, biyofizik gibi komşu alanlar, fiziğin ilke ve tekniklerinin uygulanmasıyla doğmuştur. Kesinlikle denetlenen koşullar altında, olayların duyarlıklı nicel ifadelerle gözlenmesi olan <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/deney/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with deney">deney</a> ve birleştirilmiş kavramsal bir taslağın matematik terimlerle kurulması olan kuram, fiziğin gelişmesinde temel ve tamamlayıcı bir rol oynarlar. Tüm <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fiziksel/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Fiziksel">fiziksel</a> soruşturmalar önünde sonunda uzay ve zamandaki maddeyi içeren olgulann incelenmesine indirgenebilir ölçülebilir <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fiziksel/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Fiziksel">fiziksel</a> nicelikler de uzunluk, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/zaman/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with zaman">zaman</a> ve kütlenin temel birimleri cinsinden ifade edilebilir.</p>
<p>Fiziğin belki de son amacı, doğanın temel bileşenlerinin özelliklerini ve bunların karşılıklı etkileşmelerini tek bir plan içinde toplayarak, bu plandan makroskopik <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/olaylar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with olaylar">olaylar</a> ile parçacık yığışımlarının tüm özelliklerini çıkarsayabilmektir. Çağdaş fiziğin önünde, böyle büyük bir şema için yapılan araştırmalar bulunmaktadır. Sonuca henüz ulaşılmamışsa da, bugün temel kabul edilen fizik yasalarının sayısı oldukça azaltılabilmiştir.</p>
<p>Temel araştırmalar, yasaların pratikteki anlaşılabilirliği üzerinde yoğunlaşırken, uygulamalı fizik, adının da belirttiği gibi, varolan bilgiyi karmaşık sistemleri çözümlemek üzere pratik hayatta, ekonomide ya da başka fizik araştırmalarında kullanmaya gayret eder. Hem temel araştırmaların hem de uygulamalı araştırmaların kuramsal ve deneysel yönleri bulunur. Örneğin uygulamalı fiziğin çok verimli bir alanı Katı hal fiziğidir. Bu alanda araştırmacılar, kuantum mekaniğinin ve elektromanyetizmanın temel yasalarına dayanarak, katı cisimleri oluşturan atomların davranışlarını çözümlemeye çalışır.</p>
<p>Fizik araştırmalarındaki gelenek ve kültür kuramsal araştırmaları özelleşme/uzmanlaşma olarak kabul etmesi nedeniyle diğer bilimlerden ayrılır. Biyoloji ve Kimya&#8217;da da kuramsal araştırmacılar bulunmasına karşın en başarılı kuramsal araştırmacılar aynı zamanda deneysel araştırmacı olmuştur ve bu bilimlerde salt kuramsal araştırmacılara karşı (bazen aleni olarak) büyük ön yargılar bulunur.</p>
<img src="http://www.sanalfizik.com/?ak_action=api_record_view&id=121&type=feed" alt=" Fizik üzerine..."  title="Fizik üzerine..." />
	<b>Etiketler:<b> <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/atom/" title="atom" rel="tag">atom</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/bilim/" title="bilim" rel="tag">bilim</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/cisimler/" title="cisimler" rel="tag">cisimler</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/deneysel/" title="deneysel" rel="tag">deneysel</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/evren/" title="evren" rel="tag">evren</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fizik/" title="fizik" rel="tag">fizik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fizik-nedir/" title="fizik nedir" rel="tag">fizik nedir</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fiziksel/" title="Fiziksel" rel="tag">Fiziksel</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/genel/" title="genel" rel="tag">genel</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/kuantum/" title="kuantum" rel="tag">kuantum</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/kutle/" title="kütle" rel="tag">kütle</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/madde/" title="madde" rel="tag">madde</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/makroskopik/" title="makroskopik" rel="tag">makroskopik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/matematik/" title="matematik" rel="tag">matematik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/olaylar/" title="olaylar" rel="tag">olaylar</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/physis/" title="physis" rel="tag">physis</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/temel/" title="Temel" rel="tag">Temel</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/verimli/" title="verimli" rel="tag">verimli</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/yasa/" title="yasa" rel="tag">yasa</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/yasalar/" title="yasalar" rel="tag">yasalar</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalfizik.com/fizik-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fiziğin Uğraş Alanı</title>
		<link>http://www.sanalfizik.com/fizigin-ugras-alani/</link>
		<comments>http://www.sanalfizik.com/fizigin-ugras-alani/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2008 17:38:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Levent</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dersler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[9. sınıf fizik]]></category>
		<category><![CDATA[9.sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[deney]]></category>
		<category><![CDATA[deneysel]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Fen]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[Fizik öğretim programı]]></category>
		<category><![CDATA[görsel]]></category>
		<category><![CDATA[gözlem]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuvar]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[makro]]></category>
		<category><![CDATA[matematiksel]]></category>
		<category><![CDATA[mikro]]></category>
		<category><![CDATA[mühendislik]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yasalar]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalfizik.com/?p=118</guid>
		<description><![CDATA[Fizik, deneysel gözlemler ve nicel ölçümlere dayanan temel bir bilim dalıdır. Doğayı anlama, doğal olayların neden ve sonuçlarını öğrenme ve bunları matematiksel yöntemlerle ifade etme amacıyla, doğaya insanlığın yararına olacak şekilde yön verebilmektir. Tüm doğa bilimlerinin kaynağı fiziktir ve tüm mühendislik dalları fizik prensiplerini kullanır. Diğer bilimlerin (kimya, biyoloji&#8230;) ya da uygulama alanlarının (mühendislik, tıp&#8230;) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fizik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with fizik">Fizik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/deneysel/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with deneysel">deneysel</a> gözlemler ve nicel ölçümlere dayanan <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/temel/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Temel">temel</a> bir <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/bilim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bilim">bilim</a> dalıdır. Doğayı anlama, doğal olayların neden ve sonuçlarını öğrenme ve bunları <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/matematiksel/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with matematiksel">matematiksel</a> yöntemlerle ifade etme amacıyla, doğaya insanlığın yararına olacak şekilde yön verebilmektir. Tüm doğa bilimlerinin kaynağı fiziktir ve tüm <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/muhendislik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with mühendislik">mühendislik</a> dalları <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fizik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with fizik">fizik</a> prensiplerini kullanır. Diğer bilimlerin (kimya, biyoloji&#8230;) ya da uygulama alanlarının (mühendislik, tıp&#8230;) kanunları, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fizik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with fizik">fizik</a> kanunlarına dayanır; veya <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fizik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with fizik">fizik</a> kanunlarından türetilebilir. Fizikçi, maddenin temel özelliklerini inceler. Bunun için, maddenin temel yapıtaşlarını arar, ve bunların etkileşimlerini araştırır. <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fizik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with fizik">Fizik</a> <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/makro/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with makro">makro</a> ve mikro evreni yöneten, şekillendiren yasaları araştırır.<span id="more-118"></span></p>
<p>Dünyamızda son yüzyıl içerisinde ve özellikle ikinci dünya savaşından sonra yaşanan teknolojik gelişmelerin kaynağının fen bilimleri olduğu herkes tarafından kabul görmektedir. Fen bilimlerin gelişmesi ise doğa ve <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/laboratuvar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with laboratuvar">laboratuvar</a> araştırmalarına dayanmaktadır. Laboratuvarlar da yapılan bilimsel keşifler daha sonra teknolojik olarak toplumun hizmetine sunulmaktadır. Fen öğretiminin amacı, öğrencileri ezbere teşvik etmekten daha çok öğrenmeyi pozitif hale getirebilmek için bir doğa bilimi olan fiziğin, kuramsal, görsel yöntemler, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/deney/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with deney">deney</a>, proje gibi farklı yöntemlerden yararlanarak öğretilmesi olmalıdır. Bilim ve teknolojinin hızlı değişmesine paralel olarak Fen bilimleri kapsamıda değişmektedir. Bu gelişmeleri bireylere kazandıracak olanlar fen/ fizik öğretmenleridir. Fen bilimlerine dayanılarak üretilen teknolojinin toplumların gelişmesine sağladığı katkılar sayılamayacak kadar çoktur. Bu nedenle fizik ve diğer fen bilimi disiplinlerinin önemi gittikçe artmaktadır. </p>
<p><strong>Fizik Eğitiminin Amaçları</strong>:</p>
<p>- Öğrencilere, bilimin özünü kavrayabilmeleri için gerekli olan çalışma yöntemleri, problem çözme, inceleme ve genelleme yapma becerilerini kazandırmak.</p>
<p>- Yapılan çalışmalardan zevk alan öğrencinin fen bilimlerine karşı olumlu tutumunu geliştirmek. Ayrıca teknik becerilerin gelişimine de katkıda bulunmak.</p>
<p>- Bilim ve <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/teknoloji/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with teknoloji">teknoloji</a> arasında ilişki kurabilme</p>
<p>- Öğrencide bireysel öğrenme duygusunu geliştirmek, bilimsel düşünme yeteneği kazandırma.</p>
<p>- Teorik bilgiler yanında deneysel ve görsel yollarla zenginleştirilen bilim ve öğretmen adayları yetiştirmek.</p>
<p>Fiziğin liselerde okutulmasının doğa olaylarını anlama-düşünce yeteneğini geliştirme dışında ki bir başka amacı ise fizik ve mühendislik dallarında lisans eğitimi yapan öğrencilere iyi bir alt yapı sağlamaktadır. Çünkü bu dallarda eğitim gören gençlerin daha kaliteli yetişmesi ülkenin teknolojik gelişimi acısından büyük önem taşımaktadır Ortaöğretim bilimselliğin bilinçli bir şekilde kazanılabileceği ilk aşamadır. Fizik bu süreçte kullanılabilecek en önemli süreçlerden biridir çünkü bu disiplinin konusu hayat ile iç içedir ve gelişmesinde birincil <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/kaynak/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kaynak">kaynak</a> bilimsel yöntemlerin kullanılmasıdır. Günümüz insanının hayatının her safhasını etkileyen teknolojik gelişmeleri algılayıp yorumlayabilmesi için temel fizik eğitiminden geçmesinin gerekliliği açıkça görülmektedir. Böylece bireyler bilimin değerini anlar ve ona karşı pozitif bir tutum geliştirir teknolojinin toplumsal yaşantı üzerindeki etkisini anlar ve en önemlisi bilim teknoloji ve toplum arasındaki ilişkiyi birbirlerini nasıl etkilediklerini anlayabilir.</p>
<img src="http://www.sanalfizik.com/?ak_action=api_record_view&id=118&type=feed" alt=" Fiziğin Uğraş Alanı"  title="Fiziğin Uğraş Alanı" />
	<b>Etiketler:<b> <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/9-sinif-fizik/" title="9. sınıf fizik" rel="tag">9. sınıf fizik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/9sinif/" title="9.sınıf" rel="tag">9.sınıf</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/bilim/" title="bilim" rel="tag">bilim</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/deney/" title="deney" rel="tag">deney</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/deneysel/" title="deneysel" rel="tag">deneysel</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/egitim/" title="eğitim" rel="tag">eğitim</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fen/" title="Fen" rel="tag">Fen</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fizik/" title="fizik" rel="tag">fizik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fizik-ogretim-programi/" title="Fizik öğretim programı" rel="tag">Fizik öğretim programı</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/gorsel/" title="görsel" rel="tag">görsel</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/gozlem/" title="gözlem" rel="tag">gözlem</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/kaynak/" title="kaynak" rel="tag">kaynak</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/laboratuvar/" title="laboratuvar" rel="tag">laboratuvar</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/madde/" title="madde" rel="tag">madde</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/makro/" title="makro" rel="tag">makro</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/matematiksel/" title="matematiksel" rel="tag">matematiksel</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/mikro/" title="mikro" rel="tag">mikro</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/muhendislik/" title="mühendislik" rel="tag">mühendislik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/ogrenci/" title="öğrenci" rel="tag">öğrenci</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/ogretmen/" title="öğretmen" rel="tag">öğretmen</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/olaylar/" title="olaylar" rel="tag">olaylar</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/teknoloji/" title="teknoloji" rel="tag">teknoloji</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/yasalar/" title="yasalar" rel="tag">yasalar</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/yontem/" title="yöntem" rel="tag">yöntem</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalfizik.com/fizigin-ugras-alani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>22</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fiziğin Doğası</title>
		<link>http://www.sanalfizik.com/fizigin-dogasi/</link>
		<comments>http://www.sanalfizik.com/fizigin-dogasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Sep 2008 10:39:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Levent</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dersler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[2008-2009]]></category>
		<category><![CDATA[9. sınıf fizik]]></category>
		<category><![CDATA[9.sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[deney]]></category>
		<category><![CDATA[einstein]]></category>
		<category><![CDATA[Fen]]></category>
		<category><![CDATA[fiziğin doğası]]></category>
		<category><![CDATA[fiziğin temelleri]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[fizik dersi]]></category>
		<category><![CDATA[gözlem]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[kavram]]></category>
		<category><![CDATA[kuvvet]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[mekanik]]></category>
		<category><![CDATA[Moment]]></category>
		<category><![CDATA[physics science]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesans]]></category>
		<category><![CDATA[yasalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalfizik.com/?p=113</guid>
		<description><![CDATA[Fiziğin Doğasında hangi kavram ya da ne var? İçinde bulunduğumuz zamanda bu soruya cevap vermek oldukça zor.Çünkü bina o temeller üzerinde yükselmiş durumda.İnsanlığın düşünce tarihine bakıldığında pozitif bilimler oldukça yeni olarak karşımıza çıkar ama buna rağmen oldukça hızlı gelişmişlerdir.(yine düşünce tarihine göre). En başta bütün bilimler;kendi dışımızda varlığı bizden bağımsız bir olgular dünyasından yola çıkmışlardır.Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fiziğin Doğasında hangi kavram ya da ne var? İçinde bulunduğumuz zamanda bu soruya cevap vermek oldukça zor.Çünkü bina o temeller üzerinde yükselmiş durumda.İnsanlığın düşünce tarihine bakıldığında pozitif bilimler oldukça yeni olarak karşımıza çıkar ama buna rağmen oldukça hızlı gelişmişlerdir.(yine düşünce tarihine göre).<span id="more-113"></span></p>
<p>En başta bütün bilimler;kendi dışımızda varlığı bizden bağımsız bir olgular dünyasından yola çıkmışlardır.Bu olgular dünyasının en <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/temel/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Temel">temel</a> özelliği nesnel ve anlaşılabilir olmasıdır.20. yy. başlarında fizikte oluşan devrimsel nitelikteki gelişmeler;kendi dışımızda bizden bağımsız ve nesnel bir olgusal dunyanın varlığı konusundaki görüşlerimizi değiştirmiştir.Bu noktada; nasıl ki olgulardan ve olaylardan bağımsız bir uzay ve zaman düşünülemezse, bizden bağımsız bir epistemolojik süreç de düşünülemez(evreni anlamak adina)Bu bilme sürecini bazıları şöyle tanımlar:</p>
<blockquote><p>Kendimize,dışımızdaki nesnelerin içimizdeki hayalet cisimlerini ya da simgelerini yaparız.Öyle ki, resmin mantıksal olarak zorunlu sonuçları,her zaman resmedilen nesnelerin fiziksel olarak zorunlu sonuçlarıdır.</p></blockquote>
<p>Hertz</p>
<blockquote><p>Bilim,her türlü düzenden yoksun duyu verileri(algılar) ile mantıksal olarak düzenli düşünme arasındaki uygunluk sağlama çabasıdır.</p></blockquote>
<p>Einstein &#8216;The Fundamentals of Theoritical Physics&#8217; Science 91-1940</p>
<blockquote><p>Bilim,gözlem ve gözleme dayalı uslama(akıl yürütme) yoluyla önce dünyaya ilişki olguları,sonra bu olguları birbirine bağlayan yasaları bulma çabasıdır.</p></blockquote>
<p>Russel &#8216;Religion and Science&#8217;</p>
<p>Görüldüğü gibi Einstein in tanımından;düzenin olgu dünyasının değil ,<a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/insan/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with insan">insan</a> aklının bir niteliği olduğu çıkıyor.Aslında düzenin olgu dunyasından mı yoksa <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/insan/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with insan">insan</a> aklından mı kaynaklandığı cok da önemli değil.</p>
<p>Fiziğin iki temel kavramı <strong>uzay ve zaman</strong> dır.Uzay nesnelerin,zaman da nesnelerin değişiminin düzeni olarak düşünülebilir.Fizik içinde bulunduğumuz evreni anlamak için,o evrenden yapılan soyutlamalar bütünü olarak düşünülürse ,o evrenden ilk elden soyutlanan kavramlar uzunluk <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/kutle/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kütle">kütle</a> ve zamandır.Klasik fizikteki diğer tüm kavramlar(<a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/kuvvet/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kuvvet">kuvvet</a>,momentum,<a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/enerji/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with enerji">enerji</a> gibi) bu üçünün üzerine kurulmuştur.Bu üç kavramın ölçülmesi herkezce kabul edilmiş, standart niceliklere göre yapılmaktadır.</p>
<p>Fiziğin diğer önemli temeli <strong>neden-sonuç</strong> dur.Tüm <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/olaylar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with olaylar">olaylar</a> birbirine neden-sonuç ilişkisiyle bağlıdır.Bu;evrende oluşan olayların sebeblerinin yine evrende olması gerekliliğidir,başka yerlerde değil.Zaten pozitif bilimlerin ortaya çıkış sebebidir bu.Bu noktada,ilkçağ felsefesinin mitolojik süreçten sonra ve -bu günkü anlamında- pozitif bilimlerin ortaçağdan sonra oluşması oldukça benzerdir.</p>
<p>Fiziğin en temel süreci şüphesiz ki <strong>ölçme</strong>dir.Gözlem-ölçme-deney süreçleri düşünülürse,aralarındaki benzerliğin amaç benzerliği olduğu görülür. Hepsi içinde bulunduğumuz evrene ait özelliklerin bize aktarılması içindir. Gözlem,insanın düşünmesiyle beraber varolmaya başlamıştır.Ölçme ve deney ise daha sonraları ortaya çıkmıştır.Deney;evrenin belli bir kısmının benzerinin yaratılıp üzerinde çeşitli ölçme süreçlerinin gerçekleştirilmesidir.Doğa, evrenin en yakınımızdaki parçası olarak düşünülürse;gözlem ile doğaya müdahale edilmiyormuş,fakat ölçme ve deneyle müdahale ediliyormuş gibi görünür.Oysa saf olarak gözlem bize doğayı anlamak yolunda cok şey kazandırmaz. Daha aktif bir yaklaşım gerekir ki bu da deneydir.Ölçmenin önemi ise fizik-<a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/matematik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with matematik">matematik</a> ilişkisinde ortaya çıkar.(Daha sonra bu konuya değinilicek)</p>
<p>Fiziğin bir diğer temel özelliği evrendeki değişimleri değişmeyenlerle açıklamaktır. Yani denilebilir ki; fizik ve genelde bilim evrendeki değişimleri değişmeyen şeyler aracılığıyla açıklamaya çalışmaktır.Klasik fizikteki konum,hız,ivme kavramları düşünülürse;bu daha iyi görülür.Hız, konumun değişimidir ve eğer sabit değilse ivme kavramına ihtiyaç vardır.İvme hızın değişimidir ve eğer o da sabit değilse onun değişimini gösteren sabit bir niceliğe ihtiyaç vardır.Aslında insan doğadaki değişimleri, günlük hayatta sanıldığı gibi algılamaz.İnsanın doğayı algılamakta kullandığı beş duyusundan gözü düşünelim.Doğayı algılamak için en çok kullandığımız duyumuz süphesiz ki gözdür.Görme olayı beyin ile gözlenen nesnenin bir etkileşimidir, bu, göz aracılığıyla olur.Göz , hareketli cismin çok küçük zaman aralıklarıyla durumlarını algılar.Yani göze kadar olan sureçte bir süreklilik yoktur, sabit durumlar üzerinde sıçramalar vardır.Gözden sonraki süreçte (yani göz-beyin arası) süreklilik sağlanır.</p>
<p>Sonuçta bazı şeylerin değişmemesiyle, evrendeki değişimleri açıklamak fiziğin metodunun temelinde vardır.Fizikteki korunum ve invaryantlık kavramları da bu noktada fiziğin temelinde yer almış oluyor.Korunum, niceliğin zamana gore değişmemesidir; invaryantlık ise sisteme göre değişmemesidir.Sistemler, çözüm yapılan değişik matematiksel sistemler de olabilir.Yani çözüm hangi matematiksel sistemde yapılırsa yapılsın sonuç aynı fiziksel gerçekliğe tekabül etmelidir. Bu, invaryantlığın en <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/genel/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with genel">genel</a> anlamdaki yorumudur.Özelde ise denilebilir ki invaryantlık bir niteligin bazı dönüşümlere göre değişmemesidir.Peki invaryantlık ya da korunum gerçekte var mıdır?Şüphesiz ki bu iki büyük kavramın ortaya çıkışında beklentilerimiz sandğıimızdan daha büyük rol oynamaktadır.Korunum ya da invaryantlık olmasaydı evreni anlamak bu günkünden daha zor olabilirdi.</p>
<p>Aynı şekilde fiziksel yasaların basitliği ilkesinde de beklentilerimiz büyük rol oynamaktadır.Doğa basit midir yoksa karmaşık mı?Bilmiyoruz.Ama doğayı açıklamak için yaptığımız yasalar basit olmalı.(Daha derinlemesine bir inceleme için: &#8216;Pozitif Bilimlerde Basitlik İlkesinin Belirlenmesi Yolunda Bir Deneme&#8217; İ.U. Ed. Fak.yayınları ,no:2866- 1981)Fizik ,onu yapan fizikçilerden bağımsız olarak düşünülemiyeceği için, fizikçilerin beklentileri de fiziğin içinde ve metodunda yer etmiştir.(Aynı şeyler tüm pozitif bilimler için söylenebilir)</p>
<p>Fizik-matematik ilişkisi de fizik için oldukça temel bir ilişkidir.Matematikten bağımsız bir fizik düşünülemez.Ancak, fiziğin formel bilimler gibi aksiyomatik olmayışı onu saf matematikten ayırır.Klasik mantığın üç ilkesi fizikte de temeldir ama fizik tam olarak aksiyomatik değildir.Gerçi Kurt Godel in 1931 de yayınladığı o meşhur makalesinden sonra matematiğin de aksiyomatik yapısı tartışılır olmuştur ama ;20 gram su ile 30 gram suyu karıştırıp , karışımın kütlesini ölçtüğümüzde 60 gram buluyorsak, hatayı 20+30=50 önermesinde aramayız.Matematik bir formalizm olmasının ötesinde yer etmiştir fizikte.Çünkü evrenden soyutlanan birtakım şeylerin üzerinde matematiksel işlemler yaptığımızda, sonuçta bulunan şeylerin yine evrene ait olması sözkonusudur.Bu da matematiğin, fizikte sadece bir gösterim şekli olarak yer etmediğini gösterir.Ancak matematiksel olarak ortaya çıkan her sonuçla, fiziksel gerçeklikler arasında birebir tekabüliyet var mıdır?</p>
<blockquote><p>Matematiksel bir önerme olgusal dunyaya ilişkin olduğu kadarıyla kesin değildir; kesin olduğu kadarı ile olgusal dünyaya ilişkin değildir.</p></blockquote>
<p>Einstein</p>
<p>Einstein in bu düşüncesi yukarıda sorulan soruya bir cevaptır.Ama bu cevap ile matematiğin fizikteki konumu net olarak belirmez.Burada bir enformasyon azalışı sözkonusudur.(Aynı durum <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/kuantum/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kuantum">kuantum</a> fiziğinde vardır:mikroevrende yapılan bir deneye ait olasılık genliği olası tüm sonuçları kapsar ama gözlenen deney sonucu bunlardan sadece biridir.)</p>
<p>Fizik ve felsefe de birbiriyle yakından ilişkilidir.<a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/newton/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Newton">Newton</a> dan Heisenberg e, Max Born dan David Bohm a kadar birçok fizikçi aynı zamanda iyi birer filozof idiler.Yazik ki <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/filozoflar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with filozoflar">filozoflar</a> arasındaki iyi fizikçilerin sayısı bu kadar çok değildir.(Bu yüzden bazı fizikçiler felsefeden uzak durmayı tercih ederler) 17. yy. da Descartes in, şüpheciliğiyle &#8220;düşünüyorum öyle ise varım&#8221; ı temel alması ve bunun üzerine felsefesini kurması; mekanik evren anlayışını oluşturması ve <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/newton/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Newton">Newton</a> un öğrenciliği sırasında Descartes in görüşleriyle tanışıp daha sonra mekaniğin o üç temel yasasını ortaya atması; fizik-felsefe ilişkisinin başlamasıdır ve güzel bir örneğidir.Zaten fizik, felsefe, matematik ve bugünkü diğer doğa bilimlerinin birarada olması ancak, Rönesanstan sonra ayrılmaya başlamaları; aralarında sıkı bir ilişki olmasının doğal bir sebebidir. Bu yüzden felsefe incelenmelidir.Çünkü felsefe tarihi, insanlığın geçirdiği düşünce aşamalarıdır ve bu aıamaların belli bir yerinde pozitif bilimler doğmuştur; cünkü epistemoloji, bilme sürecini sorgular ve bu süreç tüm pozitif bilimler için kaçınılmazdır, oysa pozitif bilimler bu süreci sorgulamaz. Çeşitli zamanlarda, bazı filozoflar ellerinden geldiğince pozitif bilimler ve özellikle fiziği kullanıp bunun uzerine felsefelerini kurmuşlardır.Fakat bu filozoflar kendi zamanlarındaki fiziği ne kadar iyi biliyorlardı?Örneğin, entropi kavramını ya da kuantum fiziğini gerçekten hazımsayabilmişler miydi yoksa bunlardan birer ikişer cümle okuyup felsefelerini bunlar üzerine mi temellendirmişlerdi? Bu durumda yapılanlar spekülasyon dan öteye geçemez.Ya da doğa bilimleri -Marx ın yaptığı gibi- doğrudan topluma veya insanlara uygulanabilir mi?(felsefe açısından fizik-felsefe ilişkisi ve sorunları bu durumdadır) Sonuçta fizik (ve genelde doğa bilimleri) temel alınarak bir felsefenin kurulması ancak bir fizikçinin yapabileceği iştir.</p>
<p>Son olarak fizikteki temel kavram ve ilişkilerin 19. yy. sonlarında başlayan ve hemen her alanda etkisini gösteren değişim sürecinden nasıl etkilendiklerini özetleyelim:</p>
<ul>
<li>17. yy. da doğa kendi dışımızda,bizim varlığımızdan bağımsız, nesnel olarak varolan bir şeydi.20. yy. başlarından sonra artık, gözleyenler olarak doğanın içindeki yerimizi aldık ve incelediğimiz, saf olarak doğa değil, doğa ile bizim birleşimimizden oluşan sistem oldu. Ölçme sırasında doğaya yapılan müdahale göz önüne alınmaya başlandı.(Bu müdahale makroevrende daha tespit edilebilirdir ancak, kuantum fiziğinin incelediği mikroevrende tespit edilemez niteliktedir.Bu noktada daha fazla ayrıntı denemenin konusu dışındadır.)</li>
<li>17. yy. da uzay ve zaman; birbirinden, olaylardan ve nesnelerden bağımsız olarak ele alınıyordu. (Newton mekaniğinde her türlü değişimden bağımsız akan -ve olaylar olsa da olmasa da akmaya devam eden- bir zaman vardır.Uzay da buna benzer niteliktedir.Madde var olsa da olmasa da uzay vardır.)19. yy. dan sonra görüldü ki maddenin olmadığı yerde, uzaydan; değişimin olmadığı yerde de zamandan bahsetmek anlamsızdır.Böylece uzay ve zaman mutlak kimliklerinden kurtulup göreceli ve birbirlerine bağlı yerlerini aldılar.</li>
<li>Neden-sonuç zinciri varlığını korudu ve koruyacakda.Çünkü yukarıda belirtildiği gibi; olayların birbirine neden-sonuç zinciriyle bağlı olmadığı bir evrende, olayların sebebi baska yerlerde aranmaya başlanır ve bu da pozitif bilimlerin (doğa bilimlerinin) sonu demektir.Ancak evrene karşı olan deterministik bakış yerini olasılığa bıraktı.</li>
<li>17. yy. da; yapılan ölçme ve deneylerin doğaya bir müdahale olduğu düşünülmüyordu. 20. yy. da; insanın, bilme sürecindeki yeri daha iyi anlaşılınca bu müdahale farkedildi ve ölçme,deney gibi kavramlar daha iyi anlaşıldı.Özellikle kuantum fiziğinde deneyin ve ölçmenin niteliği klasik fiziğinkinden oldukça farklıdır.Ölçme -ister makroevrende ister <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/mikro/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with mikro">mikro</a> evrende- ölçülen sisteme yapılan bir müdahaledir.Bu müdahale makroevrende tespit edilip hemen hemen giderilebilir nitelikte olduğu halde mikroevrende bu nitelikte değildir.Çok temel ve utopik bir örnek olarak şu verilebilir : Görme sürecinin başlayabilmesi için gözümüze bir foton gelmesi gerektiği düşünülürse bir elektronu görebilmek (!) için onun üzerine bir fotonun çarpıp gözümüze gelmesi gerekir.Bu ise elektronun durumunu daha farklı gormemiz demektir. Yani bu müdahale kaçınılmazdır.Dolayısıyla ölçme-gözlem-deney üçlüsünün niteliği tamamen değişmiş oluyor ancak önemlerini koruyorlar.</li>
<li>Basitlik ilkesi onemini korumaya çalışıyor ancak özellikle kuantum fiziğiyle ve daha sonraki gelişmelerle (string theory,yuksek boyutlarda -10,11- çözümler vb.) bu ilke terkedilmiş gibi görünüyor. Ya mikroevren oldukça karmaşık ya da mikroevreni klasik fizikten kalan bazı kavramlarla (alan, tanecik, lokalizasyon gibi)açıklamaya çalıştığımızdan teoriler ve soyutlamalar karmaşıklaşıyor.</li>
<li>Fizik-matematik ilişkisi 17. yy. da,matematiğin fizikte sadece bir gösterim şekli olmasından ibaretti.Oysa 20. yy. ve sonrasında özellikle teorik fiziğin gelişmesiyle; matematik, fizikte bir formalizm olmaktan öteye geçti.</li>
<li>Ve fizik-felsefe ilişkisi.Kuantum fiziğini doğuran 20. yy. başı ve 19. yy. sonundaki gelişmeler beraberinde çok derin felsefi tartışmalarıda getirdi.Bununla çok güzel yerlere varıldı ama çok da spekülasyon yapıldı.Felsefe, fizik için kaçınılmazlığını korudu ve koruyacak da.Aynı şekilde fiziğin de felsefe için kaçınılmaz olduğu görüldü.(Tabii ki ontoloji ya da benzer dallar için)</li>
</ul>
<img src="http://www.sanalfizik.com/?ak_action=api_record_view&id=113&type=feed" alt=" Fiziğin Doğası"  title="Fiziğin Doğası" />
	<b>Etiketler:<b> <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/2008-2009/" title="2008-2009" rel="tag">2008-2009</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/9-sinif-fizik/" title="9. sınıf fizik" rel="tag">9. sınıf fizik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/9sinif/" title="9.sınıf" rel="tag">9.sınıf</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/deney/" title="deney" rel="tag">deney</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/einstein/" title="einstein" rel="tag">einstein</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fen/" title="Fen" rel="tag">Fen</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fizigin-dogasi/" title="fiziğin doğası" rel="tag">fiziğin doğası</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fizigin-temelleri/" title="fiziğin temelleri" rel="tag">fiziğin temelleri</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fizik/" title="fizik" rel="tag">fizik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fizik-dersi/" title="fizik dersi" rel="tag">fizik dersi</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/gozlem/" title="gözlem" rel="tag">gözlem</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/hareket/" title="hareket" rel="tag">hareket</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/kavram/" title="kavram" rel="tag">kavram</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/kuvvet/" title="kuvvet" rel="tag">kuvvet</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/madde/" title="madde" rel="tag">madde</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/mekanik/" title="mekanik" rel="tag">mekanik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/moment/" title="Moment" rel="tag">Moment</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/physics-science/" title="physics science" rel="tag">physics science</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/ronesans/" title="Rönesans" rel="tag">Rönesans</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/yasalar/" title="yasalar" rel="tag">yasalar</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalfizik.com/fizigin-dogasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>94</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fizik Öğretim Programının Felsefesi</title>
		<link>http://www.sanalfizik.com/fizik-ogretim-programinin-felsefesi/</link>
		<comments>http://www.sanalfizik.com/fizik-ogretim-programinin-felsefesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Sep 2008 10:23:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Levent</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[9. sınıf fizik]]></category>
		<category><![CDATA[9.sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[dalgalar]]></category>
		<category><![CDATA[ders]]></category>
		<category><![CDATA[dinamik]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[fizik dersi]]></category>
		<category><![CDATA[Fizik öğretim programı]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziksel]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[istatistik]]></category>
		<category><![CDATA[kavram]]></category>
		<category><![CDATA[komisyon]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yansıma]]></category>
		<category><![CDATA[yazılı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalfizik.com/?p=108</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde bilim ve teknolojide yaşanan hızlı gelişmeler dünyamızı küçük bir yerleşim birimi haline getirmiştir. Bilgi patlaması gerçekleşmiş, her yıl katlanarak artan bilginin büyük bir güç olduğu anlaşılmış, bilgiye erişim kolaylaşmıştır. Bu baş döndürücü gelişmeler bilim ve teknolojideki yeniliklerin birbirini tetiklemesi sayesinde meydana gelmiştir. Bilim ve teknolojideki bu hızlı değişim günümüz toplumunun ihtiyaç duyduğu nitelikli insan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/bilim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bilim">bilim</a> ve teknolojide yaşanan hızlı gelişmeler dünyamızı küçük bir yerleşim birimi haline getirmiştir.  Bilgi patlaması gerçekleşmiş, her yıl katlanarak artan bilginin büyük bir güç olduğu anlaşılmış, bilgiye erişim kolaylaşmıştır. Bu baş döndürücü gelişmeler <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/bilim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bilim">bilim</a> ve teknolojideki yeniliklerin  birbirini tetiklemesi sayesinde meydana gelmiştir.  <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/bilim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bilim">Bilim</a> ve teknolojideki bu hızlı değişim günümüz toplumunun ihtiyaç duyduğu nitelikli insan tanımındaki değişimi beraberinde getirmiştir.  Bu değişim nitelikli insan yetiştirmede <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fizik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with fizik">fizik</a> dersine düşen görevin ve dersin içeriğinin yeniden belirlenmesini zorunlu kılmıştır.<span id="more-108"></span></p>
<p>Diğer yandan Gelişim Psikolojisi, Nöroloji, Bilişsel Psikoloji ve Fizik eğitimi alanlarındaki bilimsel çalışmaların bulguları, öğrenme sürecinde her bireyin karşımıza bir hazır bulunuşluk düzeyinde ve zihninde bir kavramsal yapıya sahip olarak geldiğini göstermektedir. Öğrencinin öğrenme ortamına getirdiği bu kavramsal yapının bireyin öğrenmesine etki eden en önemli faktörlerden biri olduğu bilinmektedir. Ayrıca bu kavramsal yapının bireyin özelliklerinden, tecrübe ve deneyimlerinden, çevresinden, öğretmenlerinden ve ders kitaplarından kaynaklanan eksik ve yanlış bilgiler ile <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/kavram/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kavram">kavram</a> yanılgıları içerebildiği tespit edilmiştir. Özellikle <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/kavram/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kavram">kavram</a> yanılgılarının giderilmesinin çok kolay olmadığı ve <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/kavram/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kavram">kavram</a> yanılgıların öğrenmenin önündeki en büyük engellerden biri olabileceği bilgisi birçok kişi tarafından kabul görmektedir.</p>
<p>Fizik dersinde anlamlı bir öğrenme; öğrencilerin ön bilgilerinin geçerliğini kontrol edildiği, gerçek yaşamda karşılaştıkları bağlamların <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/temel/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Temel">temel</a> alındığı, öğrencinin her <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/zaman/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with zaman">zaman</a> zihinsel ve çoğunlukla da <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fiziksel/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Fiziksel">fiziksel</a> olarak etkin olduğu ve kavramsal değişmenin sağlandığı öğrenme ortamlarında gerçekleşmelidir. Ayrıca bu öğrenme ortamlarının öğrenciye yeni öğrenilen kavramın pekiştirebilmesi için fırsatlar sunması gerekmektedir.</p>
<p>Ölçme ve değerlendirme yapılırken de; dönem ortası ve sonunda uygulanan ve sadece bilgiyi ölçen bir yaklaşımdan ziyade bir dönem boyunca süren, öğrenmenin bir parçası olarak düşünülen, bilgiyi ölçerken beceriyi de ölçebilen bir yaklaşımın benimsenmesi zorunluluk halini almıştır. Ölçme-değerlendirme sadece not vermek için değil, hazır bulunuşluk düzeyini belirlemek, öğrenmenin gerçekleşip gerçekleşmediğini kontrol etmek ve öğrenme zorluklarının sebeplerini teşhis etmektir.</p>
<p>Bireysel farklılıkların belirginleştiği günümüzde öğrenmeyi ve bilgiye ulaşmayı öğrenmiş, üretken ve yaratıcı bireyler yetiştirmek başlıca hedef haline gelmiştir. Bütün bu hızlı değişimler toplumsal yaşantımızı da büyük ölçüde değiştirmiş, toplumuzdaki değer yargıları, toplumun bireyden ve bireyin toplumdan beklentileri büyük bir ivmeyle değişmeye başlamıştır. Bu değişimler okullardaki derslerin öğretim programlarının da değişimini, çağa uygun bir hale gelmesini ve geleceğe yönelik olmasını zorunlu kılmıştır.<br />
Günümüzde derslerin öğretim programları her beş yılda ya değiştirilmekte ya da geliştirilmektedir. Fakat ülkemizde ortaöğretim <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fizik-ogretim-programi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Fizik öğretim programı">fizik öğretim programı</a> bilindiği gibi yirmi yılı aşkın bir süredir önemli bir değişikliğe uğramadan uygulanmaktadır. Hızlı değişimlere ayak uydurabilecek, esnek ve <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/dinamik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with dinamik">dinamik</a> bir <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fizik-ogretim-programi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Fizik öğretim programı">fizik öğretim programı</a> hazırlamak kaçınılmaz olmuştur. Halen uygulanmakta olan lise fizik öğretim programının değerlendirilmesi amacıyla EARGED tarafından hazırlanan raporlar ile Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı aracılığıyla illerde kurulmuş bulunan çalışma komisyonlarının göndermiş oldukları raporların sonucu uygulanmakta olan fizik öğretim programında değişiklik yapılması zorunlu olmuştur. 2004 Aralık&#8217;ta Ankara&#8217;da yapılan Ortaöğretimde Yeniden Yapılanma Sempozyumu&#8217;na sunulan bildiri ve raporlarda da fizik dersi programında değişiklik yapılması gereği uzmanlarca dile getirilmiş bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Bu gerçekler ışığında</strong>;</p>
<p>Ulusal ve evrensel gelişmeler, çağdaş öğrenme ve ölçme-değerlendirme yaklaşımları ile ülkemizde ve <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/dunya/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with dünya">Dünya</a>&#8217;da fizik öğretim programına ilişkin alan taraması yapılarak 2007 yılı fizik öğretim programı hazırlanmaya başlanmıştır.</p>
<p>Başlangıç olarak; Cumhuriyet tarihi boyunca yapılmış olan tüm fizik öğretim programları incelenmiştir. Ardından 2004 yılında uygulanmaya başlayan ilköğretim birinci kademe (4. ve 5. sınıf) ve 2005 yılında uygulanmaya başlayan ikinci kademe (6., 7. ve 8. sınıf) <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fen/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Fen">Fen</a> ve Teknoloji dersi öğretim programları gözden geçirilmiştir. Bu programlarda öğrenilen anahtar kavramlar öğrencilerin ön bilgilerine önemli bir temel oluşturduğundan, fizik öğretim programındaki öğrenme alanları bu kavramlar çağrıştırılarak işlenmeye başlanmıştır. <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fen/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Fen">Fen</a> ve Teknoloji dersi öğretim programındaki sarmal yaklaşımın yanı sıra Bilimsel Süreç Becerileri, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fen/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Fen">Fen</a>-Teknoloji-Toplum-Çevre kazanımları, Tutum ve Değerler yeni fizik öğretim programına önemli katkılar sağlamıştır.</p>
<p>Milli Eğitim Bakanlığına bağlı EARGED birimi tarafından fizik dersi için yapılmış olan İhtiyaç analiz çalışması irdelenmiştir. Bu çalışmada yer alan Öğretmen, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/ogrenci/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with öğrenci">Öğrenci</a> ve Veli görüşleri yeni öğretim programına önemli yansımalarda bulunmuştur.</p>
<p>Tüm illerde müfettiş ve fizik öğretmenlerinden oluşan komisyonlar tarafından hazırlanan raporlar betimsel <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/istatistik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with istatistik">istatistik</a> yoluyla irdelenmiştir. Bu raporlarda yer alan yüksek sıklıklı öneriler programa yedirilmiştir.<br />
Başta İngiltere, İrlanda, Kanada, Amerika, Avustralya, Singapur ve Yeni Zelanda olmak üzere 34 farklı ülkenin fizik öğretim programı çeşitli kriterler açısından incelenmiştir. Özellikle uluslararası sınavlarda fizik ve fen alanlarında başarılı olan ülkelerin öğretim programlarında ortak olan bilgi ve beceri kazanımları ile yaklaşım ve stratejiler ülkemiz gerçekleri de göz önünde bulundurularak programa yansıtılmaya özen gösterilmiştir.</p>
<p>Fizik öğretim programında yaşam temelli yaklaşım esas alınmıştır. 1600 yılının ortalarında Jan Amos Comennius öğretimin başlangıcını gerçek yaşamda bulunan ve mümkün olduğunca fazla sayıda duyu organlarımıza hitap eden cisimlerin oluşturması gerektiğini vurgulamış ve aradan geçen yaklaşık 400 yıllık sürede yapılmış olan bir çok bilimsel çalışmada güncel yaşam bağlantılı öğretimin etkililiği vurgulanmış olmasına rağmen yakın zamana kadar yaşam temelli yaklaşım öğretim programlarına yansımamıştı. Yaşam temelli (real life context-based) öğretim yaklaşımı;</p>
<p>    İngiltere(the Salters Approach ve SLIP :Supported Learning in Physics Project),<br />
    Almanya,<br />
    Finlandiya(ROSE: The Relevance of Science Education),<br />
    İsrail (STEMS: Science, Technology Environment in Modern Society),<br />
    Amerika(ChemCom: American Chemical Society) ve<br />
    Hollanda(PLON:  Dutch Physics Curriculum Development Project)&#8217;da</p>
<p>yapılan büyük proje ve bilimsel çalışmalarda ayrıntıları ile incelenmiş olup, öğrencilerin derse karşı ilgi ve motivasyonunu arttırdığı ortaya konmuştur. Yaşam temelli yaklaşımın fizik ve fen öğretim programına yansımasında özellikle Avustralya ve Yeni Zelanda  öncülük etmiştir. Yaşam temelli yaklaşım ve Bilim-Teknoloji-Toplum-Çevre kazanımları birbiri ile iç içe geçmiş durumdadır. Her iki yaklaşım da soyut gibi algılanabilen fizik kavramları ile gerçek yaşam arasında bağ kurmaktadır. Yapılan çalışmalar sonucunda Avrupa ülkeleri daha çok yaşam temelli yaklaşıma ağırlık verirken, Amerika&#8217;nın Bilim-Teknoloji-Toplum-Çevre kazanımlarına özel önem verdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bu öğretim programında yaşam temelli yaklaşım ile BTTÇ kazanımları birbirini tamamlayacak şekilde verilmiştir.</p>
<p>Fizik dersinde karşılaşılan en büyük sorunların başında bilimsel hatalar ve kavram yanılgıları yer almaktadır. Yeni öğretim programına uygun yazılacak ders kitaplarında bilimsel hata ve kavram yanılgılarının en aza indirgenmesi için önlemler alınmıştır. Bu amaçla gerek ülkemizde gerekse yurt dışında yapılan bilimsel çalışmalar sonucu belirlenen ve yaygın olan kavram yanılgıları öğretim programında belirtilmiştir. </p>
<p><strong>VİZYON</strong></p>
<p>Fizik Öğretim Programının Vizyonu:Fiziğin yaşamın kendisi olduğunu özümsemiş, karşılaşacağı problemleri bilimsel yöntemleri kullanarak çözebilen, Bilim-Teknoloji-Toplum ve Çevre arasındaki etkileşimleri analiz edebilen,  kendisi ve çevresi için olumlu tutum ve davranışlar geliştiren, bilişim toplumunun gerektirdiği bilişim okuryazarlığı becerilerine sahip, düşüncelerini yansız olarak ve en etkin şekilde ifade edebilen, kendisi ve çevresi ile barışık, üretken bireyler yetiştirmektir.</p>
<p><strong>FİZİK ÖĞRETİM PROGRAMININ TEMEL YAPISI</strong></p>
<p>Fizik öğretim programının vizyonunu gerçekleştirmek amacı ile bir bakıma misyonumuzu oluşturan iki temel alan bulunmaktadır: Bunlar bilgi öğrenme alanları ve beceri kazanımları.</p>
<p><strong>BİLGİ ÖĞRENME ALANLARI:</strong></p>
<p>   1. Fiziğin Doğası,<br />
   2. <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/hareket/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with hareket">Hareket</a>,<br />
   3. <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/enerji/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with enerji">Enerji</a>,<br />
   4. Elektrik ve Manyetizma,<br />
   5. <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/dalgalar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with dalgalar">Dalgalar</a> ile<br />
   6. Maddenin Yapısı ve Özellikleri</p>
<p>olmak üzere altı alandan oluşmaktadır. Her bir öğrenme alanının sınırları kazanımlarla belirlenmiştir. Kazanımlar yazılırken beceri kazanımları çapraz olarak yedirilecektir.</p>
<p><strong>BECERİ KAZANIMLARI:</strong><br />
Fizik Öğretim programında dört temel beceri kazanımı bulunmaktadır:</p>
<p>   1. Problem Çözme Becerileri (PÇB),<br />
   2. Bilim, Teknoloji, Toplum ve Çevre (BTTÇ) Kazanımları,<br />
   3. Bilişim ve İletişim Becerileri (BİB)<br />
   4. Tutum ve Değerler(TD) Kazanımları</p>
<p><a href="http://www.sanalfizik.com/wp-content/uploads/2008/09/fizik9.jpg"><img src="http://www.sanalfizik.com/wp-content/uploads/2008/09/fizik9.jpg" alt="fizik9 Fizik Öğretim Programının Felsefesi" title="fizik9" width="397" height="580" class="alignnone size-full wp-image-110" /></a></p>
<p>Yandaki şekil <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/genel/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with genel">genel</a> anlamda 2007 fizik 9. Sınıf öğretim programının temel yapısını göstermektedir. Şekilde kurulan modelde; öğrenci, beceri kazanımları ve bilgi öğrenme alanları, sırası ile, Ağaç, kök ve meyve ile temsil edilmektedir.</p>
<img src="http://www.sanalfizik.com/?ak_action=api_record_view&id=108&type=feed" alt=" Fizik Öğretim Programının Felsefesi"  title="Fizik Öğretim Programının Felsefesi" />
	<b>Etiketler:<b> <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/9-sinif-fizik/" title="9. sınıf fizik" rel="tag">9. sınıf fizik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/9sinif/" title="9.sınıf" rel="tag">9.sınıf</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/basari/" title="başarı" rel="tag">başarı</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/bilgi/" title="bilgi" rel="tag">bilgi</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/bilim/" title="bilim" rel="tag">bilim</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/dalgalar/" title="dalgalar" rel="tag">dalgalar</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/ders/" title="ders" rel="tag">ders</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/dinamik/" title="dinamik" rel="tag">dinamik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/dunya/" title="dünya" rel="tag">dünya</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/egitim/" title="eğitim" rel="tag">eğitim</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/elektrik/" title="elektrik" rel="tag">elektrik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/enerji/" title="enerji" rel="tag">enerji</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fizik/" title="fizik" rel="tag">fizik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fizik-dersi/" title="fizik dersi" rel="tag">fizik dersi</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fizik-ogretim-programi/" title="Fizik öğretim programı" rel="tag">Fizik öğretim programı</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fiziksel/" title="Fiziksel" rel="tag">Fiziksel</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/hareket/" title="hareket" rel="tag">hareket</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/insan/" title="insan" rel="tag">insan</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/istatistik/" title="istatistik" rel="tag">istatistik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/kavram/" title="kavram" rel="tag">kavram</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/komisyon/" title="komisyon" rel="tag">komisyon</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/ogrenci/" title="öğrenci" rel="tag">öğrenci</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/ogretmen/" title="öğretmen" rel="tag">öğretmen</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/program/" title="program" rel="tag">program</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/psikoloji/" title="psikoloji" rel="tag">psikoloji</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/sinav/" title="sınav" rel="tag">sınav</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/teknoloji/" title="teknoloji" rel="tag">teknoloji</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/yansima/" title="yansıma" rel="tag">yansıma</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/yazili/" title="yazılı" rel="tag">yazılı</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalfizik.com/fizik-ogretim-programinin-felsefesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fiziğin Tarihi</title>
		<link>http://www.sanalfizik.com/fizigin-tarihi/</link>
		<comments>http://www.sanalfizik.com/fizigin-tarihi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Feb 2008 18:44:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Levent</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Albert Einstein]]></category>
		<category><![CDATA[astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[deneysel]]></category>
		<category><![CDATA[dinamik]]></category>
		<category><![CDATA[einstein]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[fizik]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[mekanik]]></category>
		<category><![CDATA[Newton]]></category>
		<category><![CDATA[olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Pascal]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesans]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[yasa]]></category>
		<category><![CDATA[yasalar]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalfizik.com/fizigin-tarihi/</guid>
		<description><![CDATA[Bilimler içinde en eksiksiz olan dal fiziktir. Fizik, bir yandan, cisimlerin düşmesi, ışığın yayılması, titreşimler, sürtünmeler gibi, her gün tanığı olduğumuz çok sayıda doğal olayla ilgilenir; öte yandan, uygulama alanının çeşitliliği nedeniyle, günlük hayatımızın her zaman içindedir. Sözgelimi, fiziğin en önemli konularından biri olan elektrik olmasaydı, yaşama düzenimizin nasıl olacağını düşünebiliyor musunuz? Dünyayı Açıklamak Fizik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilimler içinde en eksiksiz olan dal fiziktir. Fizik, bir yandan, cisimlerin düşmesi, ışığın yayılması, titreşimler, sürtünmeler gibi, her gün tanığı olduğumuz çok sayıda doğal olayla ilgilenir; öte yandan, uygulama alanının çeşitliliği nedeniyle, günlük hayatımızın her zaman içindedir. Sözgelimi, fiziğin en önemli konularından biri olan elektrik olmasaydı, yaşama düzenimizin nasıl olacağını düşünebiliyor musunuz?<span id="more-27"></span></p>
<p><strong>Dünyayı Açıklamak</strong></p>
<p>Fizik bilimi, insanların doğada geçen olayları açıklama isteğinden doğdu ve İlkçağ Yunan filozoflarının bu konudaki çalışmalarıyla kuruldu. Bu filozoflar öncelikle, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/dunya/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with dünya">Dünya</a>&#8217;nın oluşum ilkesini bulmağa çalışmışlardı. Aristoteles, su, hava, toprak ve ateşi değişik bileşimleri ve dönüşümleriyle, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/evren/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with evren">Evren</a>&#8217;deki bütün bilinen maddeleri oluşturan dört temel öğe olarak kabul ediyordu. Leukippos ve <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/demokritos/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with demokritos">Demokritos</a>, &#8220;maddenin bölünmesi ve yok edilmesi mümkün olmayan sayısız küçük taneden, atomlardan meydana geldiğini sezinlemişlerdi.</p>
<p>Pithagoras ve öğrencileri akustik ile uğraşmışlar, yani ses olayının incelemelerini yapmışlar; Eukleides ise optik konusunda bir araştırma kitabı yazmıştı. Ayrıca, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/yansima/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with yansıma">yansıma</a> ve kırılma olaylarını fizik açısından inceleyen birçok filozof, ışığın nitelikleri hakkında ortaya sorular atmıştı. O çağda Yunanlılar mekanikte de hayli ileriydiler, nitekim Arkhimedes&#8217;in bu alandaki buluşları büyük yankılar yapmıştı.<br />
Bu yüz ağartıcı başlangıçtan sonra, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/ronesans/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Rönesans">Rönesans</a>&#8217;ın sonuna kadar fizikte hiç bir ilerleme görülmedi. Romalılar fizik bilimine hiç bir yenilik getirmediler ve Yunan bilimini aktarmakta önemli bir aracılık görevi yapmış olan Araplar hemen de sadece optik konusunda gelişmeler sağladılar. Avrupa&#8217;da, bilimsel gelişme, XIII. yy .a kadar tamamen durdu; <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/ronesans/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Rönesans">Rönesans</a> süresince de fizik, öteki bilim dallarının tersine, çok az ilerleme gösterdi. Bu dönemde anılmağa değer tek bilgin, birçok buluşu olan Leonardo da Vinci oldu.</p>
<p>Galiler&#8217;den Newton&#8217;a Fizik ancak XVII. yy .da gelişti. Galilei <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/dinamik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with dinamik">dinamik</a> ve <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/astronomi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with astronomi">astronomi</a> konularını inceledi ve deneyler yapmayı, deneylerden çıkan sonuçları saptamayı ve bunları kesin <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/matematik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with matematik">matematik</a> yasalara bağlamayı öngören deneysel yöntemi kurdu. Hollandalı Huygens sarkacı inceledi ve sarkaçlı saatleri geliştirdi, İtalya&#8217;da Torricelli&#8217;nin ve Fransa&#8217;da <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/pascal/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Pascal">Pascal</a>&#8217;ın çalışmaları atmosfer basıncını meydana çıkardı. Gassendi ile Mersenne, ses hızım ölçmeyi denediler. <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/isik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ışık">Işık</a> olayları da bol bol incelendi.</p>
<p>Hollanda&#8217;da Snellius ve Fransa&#8217;da Descartes birbirinden habersiz kırılma yasalarını açıkladılar; Newton beyaz ışığın bileşimini keşfetti; Römer ilk defa ışığın hızını saptadı. Bununla birlikte, ışık ışınlarının niteliği gene de anlaşılamadı: ışık Descartes ile Newton&#8217;un dediği gibi küçük tanelerden mi, yoksa Huygens&#8217;in dediği gibi dalgalardan mı oluşuyordu? Bu sorunun karşılığı daha sonra gelecekti. O sıralar ancak, optik araçlar (mikroskop, gök dürbünü, teleskop) bulunup geliştiriliyordu, tıpkı barometreler ve boşaltma tulumbaları gibi. Bu çağın en önemli olayı ise, Newton tarafından evrensel çekim gücünün (yerçekimi) bulunması olmuştur.</p>
<p><strong>Deneysel Fizik</strong></p>
<p>Fizik XVIII. yy.da gelişti ve son derece yaygınlık kazandı. Bilginler, «fizik odaları»nda, halk önünde basit, ama gösterişli deneyler yaptılar. Bu, elektrikte ilk önemli buluşların gerçekleştiği dönem oldu: yalıtkan ve iletken cisimler arasındaki ayırım, pozitif ve negatif elektriğin ortaya çıkartılması, Amerikalı Franklin&#8217;in paratoneri icadı bu döneme rastlar. Optikte, Fransız Bouguer ışık yoğunluğunu ölçmek için fotometreyi icat etti. Nihayet, hassas termometreler de bu sıralarda yapıldı.</p>
<p><strong>Uzmanlık Dalları</strong></p>
<p>XIX. yy.da fizikte, mekanik ve ısı olayları arasındaki ilişkileri inceleyen termodinamik; elektrik akımlarının magnetik özelliklerini ve uygulama alanlarını inceleyen elektromagnetizma gibi yeni dallar ortaya çıktı. Aynı zamanda, «evrensel» düşünürler de artık yerlerini uzmanlara bıraktılar. Optikte, girişim (iki noktasal kaynaktan çıkan ışık ışınlarının üst üste çakışmasıyla ortaya çıkan ardışık ve almaşık parlak ve karanlık şeritler) ve polarma (bazı maddelerin yansıttığı veya kırdığı ışığın özgülüklerindeki değişim) olaylarının keşfedilmesi, Fresnel&#8217;in savunduğu dalga kuramı&#8217;nın zaferini geçici olarak sağladı. Bu arada spektroskop! ve fotoğrafçılık gibi yeni teknikler ortaya çıktı; ve görünmeyen iki ışın bulundu: kızılaltı ve morötesi.</p>
<p>Elektrikte, Volta&#8217;nın pili icat etmesi (1800), elektrik akımının incelenmesine yol açtı. Elektriğin özgülüklerini açıklamak için Ohm, Pouillet, Faraday, Ampere, Örsted birtakım yasalar buldular, daha sonra Maxwell bunların sentezini gerçekleştirdi. Bu kuramsal sonuçlara, telgraf, telefon, akümülatörler, elektrik lambası, dinamo gibi birçok pratik uygulama eklendi.<br />
1880&#8242;e doğru, bazıları, fiziğin artık hemen hemen tamamlandığını söylerken, radyoelektrik <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/dalgalar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with dalgalar">dalgalar</a>, elektron, X ışınları ve radyoaktiflik gibi bir dizi yeni buluş, yüzyılın sonunu belirledi.</p>
<p><strong><a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/sonsuz/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with sonsuz">Sonsuz</a> Küçük</strong></p>
<p>Fizikçiler, gözlenen olayları daha iyi anlamak için, XX. yy. başlarında, geleneksel düşünceleri altüst eden kuramlar öne sürdüler. Alman Max Planck 1900&#8242;de kuvanta (<a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/enerji/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with enerji">enerji</a> «tanecikleri») kuramı&#8217;nı ortaya attı; bu kurama göre, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/enerji/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with enerji">enerji</a> ancak aralıklı, kesik kesik yayınlanabilirdi. 1905 yılında başka bir Alman, Albert Einstein, bağıllık (izafiyet) kuramını yayımladı.</p>
<p>Bu yeni kuramlar, maddenin yapısının incelenmesinde geniş ölçüde ilerleme olanağı sağladı. 1913&#8242;te Danimarkalı Niels Bohr, kuvanta kuramını atoma uygulamayı önerdi ve Alman Sommerfeld 1916&#8242;da bu kuramı, bağıllık aracılığıyla tamamladı. 1924&#8242;te, ışık için önceden varılmış bir sonucu genelleştiren Louis de Broglie, her madde taneciğinin bir dalga ile birlikte bulunduğu düşüncesine dayanan dalga mekaniği iddiasını öne sürdü. Alman Heisenberg, 1925&#8242;ten başlayarak, bir taneciğin hızının ve konumunun aynı anda kesin olarak bilinmesi olanaksızlığını gösteren kendi kuvanta mekaniği&#8217;ni geliştirdi.</p>
<p>Bütün bu çalışmaların sentezi, 1930 yılında İngiliz Dirac tarafından gerçekleştirildi: onun bağıllık, kuvanta ve dalga mekaniği konusundaki görüşleri, çok geçmeden pozitif elektronların bulunmasıyla doğrulanmış oldu.</p>
<p>O tarihten sonra, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/atom/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with atom">atom</a> çekirdeğinin parçalanması başarıldı ve yapay radyoaktifliğin bulunması, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/atom/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with atom">atom</a> bombasının ve <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/atom/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with atom">atom</a> pilinin yapımına yol açtı. Günümüzde, nükleer fizik ile ortaya çıkan taneciklerin çeşitliliği, atomun ne kadar zengin olduğunu gösterdi. Öte yandan, astrofizik dalı, yıldızları yöneten mekanizmayı öğrendikten sonra, bağıllık yasalarını uygulayarak Evren&#8217;in tarihini yazmağa girişti. Böylece, fizik bilimi, kendine yeni temeller bulduktan sonra, araştırmalarını, sonsuz küçükten sonsuz büyüğe doğru genişletme yoluna girdi.</p>
<p><strong>Elektrik Öpücüğü</strong></p>
<p>XVIII. yy.da sürekli kıvılcım çıkartan elektrostatik makinelerin icadıyla elektrik, bazı salonlarda moda oldu. Bu salonlarda, hayvanlara elektrik vermekle veya kıvılcım yardımıyla eşyayı tutuşturmakla eğleniliyor veya yalıtkan bir tabureye çıkmış iki deneycinin, dudakları arasından şimşek çaktırmaları seyrediliyordu: buna «elektrik öpücüğü» deniyordu.</p>
<img src="http://www.sanalfizik.com/?ak_action=api_record_view&id=27&type=feed" alt=" Fiziğin Tarihi"  title="Fiziğin Tarihi" />
	<b>Etiketler:<b> <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/albert-einstein/" title="Albert Einstein" rel="tag">Albert Einstein</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/astronomi/" title="astronomi" rel="tag">astronomi</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/basari/" title="başarı" rel="tag">başarı</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/bilgi/" title="bilgi" rel="tag">bilgi</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/bilim/" title="bilim" rel="tag">bilim</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/deneysel/" title="deneysel" rel="tag">deneysel</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/dinamik/" title="dinamik" rel="tag">dinamik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/einstein/" title="einstein" rel="tag">einstein</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/elektrik/" title="elektrik" rel="tag">elektrik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/enerji/" title="enerji" rel="tag">enerji</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/fizik/" title="fizik" rel="tag">fizik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/insan/" title="insan" rel="tag">insan</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/madde/" title="madde" rel="tag">madde</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/mekanik/" title="mekanik" rel="tag">mekanik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/newton/" title="Newton" rel="tag">Newton</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/olaylar/" title="olaylar" rel="tag">olaylar</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/pascal/" title="Pascal" rel="tag">Pascal</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/ronesans/" title="Rönesans" rel="tag">Rönesans</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/sorun/" title="sorun" rel="tag">sorun</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/tarih/" title="tarih" rel="tag">tarih</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/uygulama/" title="uygulama" rel="tag">uygulama</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/yasa/" title="yasa" rel="tag">yasa</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/yasalar/" title="yasalar" rel="tag">yasalar</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/yontem/" title="yöntem" rel="tag">yöntem</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/zaman/" title="zaman" rel="tag">zaman</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalfizik.com/fizigin-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Einstein&#8217;in Beyninde Bizde Olmayan Ne Var?</title>
		<link>http://www.sanalfizik.com/einsteinin-beyninde-bizde-olmayan-ne-var/</link>
		<comments>http://www.sanalfizik.com/einsteinin-beyninde-bizde-olmayan-ne-var/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Feb 2008 15:45:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Levent</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[akademik]]></category>
		<category><![CDATA[Albert Einstein]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[deha]]></category>
		<category><![CDATA[einstein]]></category>
		<category><![CDATA[Harvey Einstein]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Marian Einstein]]></category>
		<category><![CDATA[nobel]]></category>
		<category><![CDATA[nöronlar]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalfizik.com/einsteinin-beyninde-bizde-olmayan-ne-var/</guid>
		<description><![CDATA[Albert Einstein okuma ve yazma zorluğu çektiği için öğrenme açısından kendi yaşıtlarından geri kalmıştı. Einstein&#8217;ın kız kardeşi Maja Winteler onun için; Normal çocukluk gelişimi çok yavaştı. Lisanı çok zor kullanıyordu. Çevresindekiler onun konuşmayı tam olarak öğrenememesinden hep korktular. Söylemek istediklerini dudaklarını yavaşça hareket ettirerek kendi kendine tekrar ederek söylüyordu. Bu durumu yedi yaşına kadar devam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Albert <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/einstein/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with einstein">Einstein</a> okuma ve yazma zorluğu çektiği için öğrenme açısından kendi yaşıtlarından geri kalmıştı. <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/einstein/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with einstein">Einstein</a>&#8217;ın kız kardeşi Maja Winteler onun için;</p>
<blockquote><p>Normal çocukluk gelişimi çok yavaştı. Lisanı çok zor kullanıyordu. Çevresindekiler onun konuşmayı tam olarak öğrenememesinden hep korktular. Söylemek istediklerini dudaklarını yavaşça <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/hareket/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with hareket">hareket</a> ettirerek kendi kendine tekrar ederek söylüyordu. Bu durumu yedi yaşına kadar devam etti</p></blockquote>
<p>diyor.<span id="more-15"></span></p>
<p>Einstein&#8217;ın lisanı kullanımında zorlanması bir gün öğretmenlerinden birini çileden çıkarmış ve öğretmeni ona “Senden hiçbir şey olmaz” demişti. Zorla da olsa Eintein toparladı ve liseyi bitirdikten sonra üniversitede lisans seviyesinde <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/egitim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with eğitim">eğitim</a> görerek mezun oldu. Ancak hiçbir profesörden tavsiye mektubu alamadı ve <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/akademik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with akademik">akademik</a> bir pozisyona atanamadı. Sonunda İsveç patent bürosunda düşük seviyede bir memur olarak işe başlamak zorunda kaldı. Geçmişteki <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/basari/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with başarı">başarı</a> grafiği Einstein&#8217;ın artık gelecekte ortalama bir hayat süreceğini gösteriyordu.</p>
<p><u>Ancak her şey birdenbire değişiverdi</u>. 1905 yılında, daha henüz 26 yaşındayken, Einstein o meşhur “E=mc2” formülünü de içeren “İzafiyet Teorisi”ni yayınladı. On altı yıl sonra da <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/nobel/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with nobel">Nobel</a> Ödülünü alarak dünyaca tanınan bir <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/bilim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bilim">bilim</a> adamı oldu. 1955 yılında vefat etmesine rağmen, o ve onun posbıyıklı resmi hala bir “süper zeka” ve “<a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/deha/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with deha">deha</a>” sembolü olarak bilinmektedir.</p>
<p>Ölümünden önce bilim adamları Einstein&#8217;a onun beynini ölümünden sonra incelemek istediklerini belirterek izin istediler. Einstein da bu izni, onlara vereceği kapalı bir zarfa koyduğu yazdıklarını, beyniyle ilgili Cornell Üniversitesinde yapılacak olan araştırmalar sonuçlandırıldıktan sonra kamuoyuna açıklamaları şartıyla kabul etti.</p>
<p>Bu izinden birkaç yıl sonra Einstein öldü. Einstein öldüğünde Princeton Hastanesinde patoloji uzmanı olan Dr. Thomas Harvey de otopsi yapan ekibin içindeydi. <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/harvey-einstein/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Harvey Einstein">Harvey Einstein</a>&#8217;in beynini tam kırk yıl bir kavanozda “formaldehyde” sıvı içinde saklayarak, araştırma yapmak isteyen bilim adamlarına dilim dilim keserek verdi. Ayrıca kendisi de birçok araştırmalar yaptı. Ancak kendisi hiçbir şey bulamadı.</p>
<p>Diğer bilim adamlarının haftalarca süren yoğun araştırma ve tartışmaları sonucunda elde edilen bulguların açıklanması için bir basın toplantısı düzenlendi. <u>Açıklanan bilgi Einstein&#8217;ın beyninin normal bir <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/insan/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with insan">insan</a> beyninin 3/4&#8242;ü kadar olmasıydı</u>. Bu bilginin haricinde başka hiçbir farklılık bulunamamıştı. Aslında insanların bekledikleri açıklama bu değildi. Merak edilen şey Einstein&#8217;ı Einstein yapan onun beynindeki hangi çalışma tarzından kaynaklandığıydı.</p>
<p>Basın toplantısından sonra herkesin merak ettiği Einstein&#8217;ın kapalı zarfı açılarak içinde yazılanlar okundu. Einstein aynen şöyle yazmıştı;</p>
<blockquote><p>Kendimin diğer insanlardan daha zeki olduğumu düşünmüyorum. Onlardan tek farkım hayal gücümü daha etkin kullanıyorum.</p></blockquote>
<p>O yıllarda bir şey bulunamamıştı, ama 1980&#8242;in ilk yıllarında Berkeley&#8217;deki California Üniversitesinde nero-anatomist olan Marian Diamond Einstein&#8217;in beynindeki farklılıkla ilgili olağanüstü bir bulguyu açıkladı. Bu bulgu dünyada eğitime ve dehaya olan bakış açısını değiştirecekti.</p>
<p>Merkezi sinir sisteminin insana benzemesinden dolayı fareler üzerinde birçok deneyler yapılmıştır. Marian Diamond yaptığı bu deneylerden birinde yeni doğan fareleri iki gruba ayırmıştır. Birinci grup fareler sade bir kafeste beslenirken, ikinci grup fareler içinde çeşitli labirentler ve renkli oyuncakların bulunduğu zengin bir kafeste büyütülmüşlerdir. Yapılan gözlemler labirentler ve çeşitli oyuncakların bulunduğu kafeste yetişen farelerin daha zeki oldukları ve diğerlerine göre daha hızlı öğrendiklerini ortaya koymuştur. Daha sonra her iki gruptan alınan farelerin beyinleri üzerinde yapılan incelemeler, sade kafeste büyüyen farelere oranla, labirentler ve oyuncaklarla dolu olan kafesteki farelerin beynindeki <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/noronlar/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with nöronlar">nöronlar</a> arasındaki ilişki sayısının yaklaşık % 40 oranında daha fazla olduğunu göstermiştir.</p>
<ul>
<li><a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/marian-einstein/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Marian Einstein">Marian Einstein</a>&#8217;in beynindeki nöronlar arasındaki ilişki sayısının da diğer insanlara oranla çok daha fazla olduğunu fark etti.</li>
<li>Ancak bu ilişkiler kişinin beynini kullanması, düşünmesi, kendi kendisine sorular sorması ve hayal gücünü kullanmasıyla oluşuyordu.</li>
<li>Beyindeki nöronlar arasındaki ilişkilerin artırılması herkesin kendi elindeydi. Yani herkes kendi beyninin mimarıydı.</li>
</ul>
<p>Esas olan öğrenmeyi ve düşünmeyi öğrenmekti.</p>
<p>Özet olarak her insan bir deha potansiyeline sahipti. Yapılması gereken onu beslemek ve geliştirmekti. Beynindeki nöronlar arasındaki ilişkilerin artmasını isteyen tüm öğrencilere ve yetişkinlere bunu denemelerini tavsiye ediyorum. Emin olun Einstein&#8217;in Beyninden daha iyi bir beyine sahibiz. Yeterki çalıştırmasını bilelim&#8230;</p>
<img src="http://www.sanalfizik.com/?ak_action=api_record_view&id=15&type=feed" alt=" Einsteinin Beyninde Bizde Olmayan Ne Var?"  title="Einsteinin Beyninde Bizde Olmayan Ne Var?" />
	<b>Etiketler:<b> <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/akademik/" title="akademik" rel="tag">akademik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/albert-einstein/" title="Albert Einstein" rel="tag">Albert Einstein</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/basari/" title="başarı" rel="tag">başarı</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/beyin/" title="Beyin" rel="tag">Beyin</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/bilgi/" title="bilgi" rel="tag">bilgi</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/bilim/" title="bilim" rel="tag">bilim</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/deha/" title="deha" rel="tag">deha</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/einstein/" title="einstein" rel="tag">einstein</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/harvey-einstein/" title="Harvey Einstein" rel="tag">Harvey Einstein</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/ilgi/" title="ilgi" rel="tag">ilgi</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/insan/" title="insan" rel="tag">insan</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/marian-einstein/" title="Marian Einstein" rel="tag">Marian Einstein</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/nobel/" title="nobel" rel="tag">nobel</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/noronlar/" title="nöronlar" rel="tag">nöronlar</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/ogretmen/" title="öğretmen" rel="tag">öğretmen</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/zeka/" title="zeka" rel="tag">zeka</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalfizik.com/einsteinin-beyninde-bizde-olmayan-ne-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arılar yok olunca kıyamet kopar mı?</title>
		<link>http://www.sanalfizik.com/arilar-yok-olunca-kiyamet-kopar-mi/</link>
		<comments>http://www.sanalfizik.com/arilar-yok-olunca-kiyamet-kopar-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Feb 2008 18:16:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Levent</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Albert Einstein]]></category>
		<category><![CDATA[bal arısı]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[böcek]]></category>
		<category><![CDATA[çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[einstein]]></category>
		<category><![CDATA[ekolojik denge]]></category>
		<category><![CDATA[felaket]]></category>
		<category><![CDATA[gizem]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kıyamet]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ısınma]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversite]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalfizik.com/arilar-yok-olunca-kiyamet-kopar-mi/</guid>
		<description><![CDATA[Einstein &#8216;Bal arıları yok olduktan 4 yıl sonra insanlık biter&#8217; demişti. Dünyanın her yerinde arılar gizemli bir şekilde ortadan kayboluyor. Felaket kapıda mı? ABD başta olmak üzere dünya genelinde onlarca ülkede, bal arıları gizemli bir şekilde ortadan kayboluyor. Arıların ekolojik denge ve insan yaşamı için hayati öneme sahip olduğunu açıklayan uzmanlar ise “Arıların neden öldüğünü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/einstein/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with einstein">Einstein</a> &#8216;Bal arıları yok olduktan 4 yıl sonra insanlık biter&#8217; demişti. Dünyanın her yerinde arılar gizemli bir şekilde ortadan kayboluyor.</p>
<p><strong><a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/felaket/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with felaket">Felaket</a> kapıda mı?</strong><br />
<a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/abd/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ABD">ABD</a> başta olmak üzere <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/dunya/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with dünya">dünya</a> genelinde onlarca ülkede, bal arıları gizemli bir şekilde ortadan kayboluyor. Arıların <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/ekolojik-denge/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ekolojik denge">ekolojik denge</a> ve <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/insan/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with insan">insan</a> yaşamı için hayati öneme sahip olduğunu açıklayan uzmanlar ise “Arıların neden öldüğünü tespit edemezsek sonumuz gelebilir” uyarısını yapıyor. <span id="more-8"></span>ABD’de bahar mevsiminin gelişiyle birlikte 2.5 milyon kovanın 600 bini aniden boşaldı. Türkiye’de ise arı nüfusunun yüzde 30 oranında azaldığı belirtilirken, Hırvatistan’da 5 milyon arı 48 saat içinde öldü. İspanya’da arı kolonileri ortadan kayboldu. Polonya’da arı nüfusu yüzde 60 azalırken son 1 hafta içinde Alaska, Kanada, Avustralya, Yunanistan, İsviçre, İtalya, Almanya ve Portekiz’de de bal arılarının gizemli bir şekilde kaybolduğu bildirildi.</p>
<p><strong><a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/kuresel/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Küresel">Küresel</a> ısınma mı?</strong><br />
Arıların gizemli bir şekilde topluca ölmesi akla ilk olarak küresel ısınmayı getirdi. Pensilvanya Üniversitesi’nden Dr. Max Watkins, “Kurak ve ılık geçen kış ayları, arıların biyolojik dengesini bozdu. Bu durum arıların koloni düzeninin aniden parçalanmasına yol açmış olabilir. Bir koloni dağıldığında arılar kovandan uzaklaşır ve başıboş şekilde uçar. Ardından can verir” dedi. Ancak sadece arıları etkileyen küresel bir veya <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/bocek/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with böcek">böcek</a> ilaçlarının da toplu ölümlere yol açmış olabileceği belirtiliyor. Örneğin, “Gaucho” adlı <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/bocek/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with böcek">böcek</a> ilacının, arıların yön bulma yeteneklerini etkileyip ölmelerine yol açtığı öne sürülüyor.</p>
<p>ABD Kongresi’nde arıların ölüm nedenini ortaya çıkarmak için özel bir <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/komisyon/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with komisyon">komisyon</a> kuruldu. Doktor Dennis van Engelsdorp “Ölüm nedenlerini bir an önce bulmalıyız. Bir hastalık veya koloni parçalanması sözkonusuyla bir çözüm geliştirebiliriz. Fakat küresel çevre kirliliği veya ısınma yüzünden can veriyorlarsa yapacak şey yok” dedi.</p>
<p><strong>EINSTEIN UYARMIŞTI</strong><br />
“Bal arıları yok olduktan 4 yıl sonra insanlık biter” Dünyanın en ünlü bilimadamlarından <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/albert-einstein/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Albert Einstein">Albert Einstein</a>, arıların insan için hayati öneme sahip olduğunu açıklamıştı. Yaşamış en zeki insanlardan biri olarak gösterilen Einstein, “Eğer arılar yeryüzünden kaybolursa insanın sadece 4 yıl ömrü kalır. Arı olmazsa döllenme, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/bitki/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bitki">bitki</a>, hayvan, insan olmaz” demişti.</p>
<p><strong>130 bin bitkinin üremesini sağlar</strong><br />
Wurzburg Üniversitesi’nin arı uzmanı Profesör Joergen Tautz, Einstein’ın uyarısını şöyle yorumladı: “Çiçek ve bitki türlerinin tüm polenleri arıların ayaklarına yapışır. Arılar 130 bin farklı bitki türüne konarak üremesini sağlar. Bunlar arasında kabak, kavun, çilek ve tüm meyveler var. Sadece bir kovandaki arılar 1 gün içinde 1 milyon çiceğin döller. İşte bu sona ererse bitkiler yok olur. Önce bitkiyle beslenen hayvanlar, daha sonra da insanlar ölür.”</p>
<img src="http://www.sanalfizik.com/?ak_action=api_record_view&id=8&type=feed" alt=" Arılar yok olunca kıyamet kopar mı?"  title="Arılar yok olunca kıyamet kopar mı?" />
	<b>Etiketler:<b> <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/abd/" title="ABD" rel="tag">ABD</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/albert-einstein/" title="Albert Einstein" rel="tag">Albert Einstein</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/bal-arisi/" title="bal arısı" rel="tag">bal arısı</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/bitki/" title="bitki" rel="tag">bitki</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/bocek/" title="böcek" rel="tag">böcek</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/cicek/" title="çiçek" rel="tag">çiçek</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/einstein/" title="einstein" rel="tag">einstein</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/ekolojik-denge/" title="ekolojik denge" rel="tag">ekolojik denge</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/felaket/" title="felaket" rel="tag">felaket</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/gizem/" title="gizem" rel="tag">gizem</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/insan/" title="insan" rel="tag">insan</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/kiyamet/" title="kıyamet" rel="tag">kıyamet</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/kuresel/" title="Küresel" rel="tag">Küresel</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/kuresel-isinma/" title="küresel ısınma" rel="tag">küresel ısınma</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/universite/" title="Üniversite" rel="tag">Üniversite</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalfizik.com/arilar-yok-olunca-kiyamet-kopar-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yazı &#8211; Tura</title>
		<link>http://www.sanalfizik.com/yazi-tura/</link>
		<comments>http://www.sanalfizik.com/yazi-tura/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Feb 2008 18:07:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Levent</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[kuantum]]></category>
		<category><![CDATA[mekanik]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[şans]]></category>
		<category><![CDATA[sonsuz]]></category>
		<category><![CDATA[tura]]></category>
		<category><![CDATA[verimli]]></category>
		<category><![CDATA[yasa]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanalfizik.com/yazi-tura/</guid>
		<description><![CDATA[Yazı tura oyununu bilirsiniz. Bu oyunda paranın mekanik yasalara göre döndüğünü, sonucun yazı yada tura çıkmasında gerçek de şansın payı olmadığını çok iyi biliyoruz. Bununla birlikte sonucun hesaplanması bizim için çok karışık olduğundan, belli bir oyunda yazı mı, yoksa tura mı, geleceğini bilemeyiz. Bir parayı sonsuz kez atarsanız gelecek yazılarla turaların yaklaşık aynı sayıda olacağını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/yazi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with yazı">Yazı</a> <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/tura/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with tura">tura</a> oyununu bilirsiniz. Bu oyunda paranın <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/mekanik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with mekanik">mekanik</a> yasalara göre döndüğünü, sonucun <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/yazi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with yazı">yazı</a> yada tura çıkmasında <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/gercek/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with gerçek">gerçek</a> de şansın payı olmadığını çok iyi biliyoruz. Bununla birlikte sonucun hesaplanması bizim için çok karışık olduğundan, belli bir oyunda <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/yazi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with yazı">yazı</a> mı, yoksa tura mı, geleceğini bilemeyiz. Bir parayı <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/sonsuz/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with sonsuz">sonsuz</a> kez atarsanız gelecek yazılarla turaların yaklaşık aynı sayıda olacağını söylenir, ama bunu doğrulayacak iyi bir deneyde görmedim hiç&#8230; Olmazsa bunun kesin olmadığını, yalnız çok büyük olasılık taşıdığını söyleyebilirler. <span id="more-7"></span>Bir parayı on kez atarsanız hepsinde de tura gelebilir. Durum böyle olduğu gibi yapılan 1 milyon atışta yalnız bir kez tura gelmesi de söz konusudur. Bu sonsuz sayıda özdeş parayı aynı anda atmakla aynı şeydir. Sonsuz sayıda parayı aynı anda attığımızda bunlardan yalnızca birinin tura diğerlerinin yazı olma olasılığı daima vardır. Şaşılacak yanı yoktur bu işin. Atış sayısı daha arttıkça tura gelenlerin sayında da git gide çok büyük oranda azalma görülür. 1.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000 atışınızda ard arda yüz tura gelme ihtimali çok büyük bir <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/sans/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with şans">şans</a> işi olur belkide&#8230;</p>
<p>Günümüz dünyasının teknolojik sınırları zorladığı çok <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/verimli/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with verimli">verimli</a> çalışmaların yapıldığı ve iyi bir noktaya gelindiği bir gerçek. Buna rağmen <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/kuantum/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kuantum">kuantum</a> mekaniğine göre belli koşullar altında bir parçacığın tam olarak nasıl davranacağı bilinemez; buna karşın parçacığın davranışını belirleyebilecek değişik olasılıklar vardır. Daima bu olasılıkların herhangi biri gerçekleşir. Hangi olasılığın gerçekleşme oranının az veya fazla olduğu hakkında bazen fikir sahibi olabiliriz. Sonuç olarak parçacığın olasılıklara bağlı davranışından söz edebiliriz.</p>
<p>Belki de bu gözle bile göremediğimiz küçüklükteki bir &#8221;şey&#8221; karşısında aciziyetimizdir.</p>
<p>Fizikdosyası.com dan sayın Dr.MUSTAFA YÜKSEL&#8217;e teşekkürler</p>
<img src="http://www.sanalfizik.com/?ak_action=api_record_view&id=7&type=feed" alt=" Yazı   Tura"  title="Yazı   Tura" />
	<b>Etiketler:<b> <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/gercek/" title="gerçek" rel="tag">gerçek</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/kuantum/" title="kuantum" rel="tag">kuantum</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/mekanik/" title="mekanik" rel="tag">mekanik</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/para/" title="para" rel="tag">para</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/sans/" title="şans" rel="tag">şans</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/sonsuz/" title="sonsuz" rel="tag">sonsuz</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/tura/" title="tura" rel="tag">tura</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/verimli/" title="verimli" rel="tag">verimli</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/yasa/" title="yasa" rel="tag">yasa</a>, <a href="http://www.sanalfizik.com/etiket/yazi/" title="yazı" rel="tag">yazı</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sanalfizik.com/yazi-tura/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

